SORULAN SORU

Bazı insanlar müslüman aileden dünyaya geldikleri gibi bazı insanlar hristiyanlık yada yahudilik gibi başka bir dine mensup ailelerden dünyaya geliyorlar. Haksızlık yok mu diyorlar? Açıklar mısınız?

CEVAP

Allahu Zülcelal Hazretleri adalet sıfatının tecellisi olarak her insana akıl, fikir, feraset vermiştir. Bununla beraber insanın fıtratına inanma, doğruyu bulma, hakkı ve güzeli bulma eğilimi yüklemiştir. Doğal hayat içerisinde bazen de belgesellerde seyrediyoruz, bir canlı doğum yapar yapmaz yavrusun ilk yaptığı şey hemen meme aramak oluyor. Deniz kaplumbağalarının yumurtadan çıktıları an ilk yaptıkları şey denize doğru beklemeden hızlı bir şekilde ulaşmak oluyor. O küçük yavrular nerden biliyorlar, kim öğretti bunları yapacaklarını! Allahu Zülcelal Hazretleri nasıl canlılara bu fıtri durumu yükledi ise insanlara da yaratılıştan gelen fıtri durumlar yüklemiştir.

Kişinin Müslüman olması anne, babasının Müslüman olmasından dolayı değil, insanın kendi aklı, fikri, ferasetiyle ve fıtratındaki bulunan bu eğilime bu temayüle cevap bulabilmesidir.

Müslüman bir ülkede doğmamız müslüman olmamıza bir vesile olabilir ancak dünyaya baktığımızda her müslüman ülkede doğan müslüman olmadığı gibi her kafir ülkede doğan da kafir olmamaktadır. Bunun örnekleri çoktur. Gayri müslim ya da ateist olupta Müslüman olan milyonlarca insan var şu anda dünyada. Dünyada İslam adına yapılan gerçek dışı propagandalara rağmen Sadece Çin’de kâfir anne babadan doğup ta Müslüman olan yüz milyona yakın insan var. Bu gün Amerika’da yılda bir milyona yakın insan Müslüman olmaktadır. Avrupa ve Rusya gibi ülkelerde bu sayı daha da artmaktadır. Bu rakamlar azımsanmayacak derecededir. Demek ki illa müslüman olmak için müslüman bir ülkede doğmak diye bir durum söz konusu değildir. Aynı şekilde müslüman ülkede yaşayıp müslüman olmayanlar da vardır.

Şu an ülkemizde Müslüman anne babadan doğup Müslüman olduklarını idea eden kişiler islama kafirlerden daha çok muhalefet ediyorlar. İslam dışı söylemelerin ardından benim annem başörtülüydü, babam hafızdı, dedem hocaydı gibi sözleri hepimiz duymuşuzdur. Anne baba inançlı çocuk ateist, unutulmamalıdır ki İman genetik değildir. Baba iman etti, evladı da iman edecek diye bir şey yok. Babası inkâr etti oğlu da inkâr edecek diye bir şey de yok.

Burada anne baba faktörünü nerde değerlendireceğiz?

Allah’ın vermiş olduğu nimetler hususuna girer. Kâfirler dünyanın bütün nimetlerinden sorunsuz, zahmetsizce, çokça yararlanmaktalar. Allah onlara evler veriyor, arabalar veriyor, zenginlik veriyor, öyle araştırmalar veriyor ki bunlar nimetler hususunda değerlendirilir.

Anne babamızın Müslüman olması da bu tür nimetlerdendir. Böyle bir nimete duçar olduğumuz için dua ederiz, şükranlarımızı sunarız. Bunlar nimet sınıfından değerlendirilir, imanla alakalı sınıftan değerlendirilmez.

Hz. Peygamber (sav)'in, “Her doğan, İslâm fıtratı üzerine doğar. Sonra, anne-babası onu Hristiyan, Yahudi veya Mecusi yapar.” [1]

Bu hadisteki temel mesaj, İslâm fıtratı üzere doğan yavruları batıl inançların eline düşmekten koruma adına anne babaya düşen büyük görevi ve sorumluluğu ihtar etmektir.

Her insan yaratılış itibariyle lekesiz, tertemiz, iman ve İslâm'a en müsait bir hüviyettedir. Fıtraten buna meyillidir.  Evet, her doğan, İslâm fıtratı üzerine doğar; fakat anne-baba, arkadaş, muhit, toplum ve okul gibi dış tesirlerle, aklı etki altına alıp doğruyu güzele bulma perdelenmektedir.

Yani iman ve inanç üzerinde anne baba etkisini tek başına değerlendirip aklı, fikri, şahsın iradesini ve Cenabı Zül Celal Hz.lerinin hidayetini devre dışı bırakmamız doğru olmaz.

Kişi baliğ olduktan sonra Allah’ı; aklıyla, fikriyle, ferasetiyle bulur. Kişi annesi ya da babası vasıtasıyla Allah’ı bulmuş olsaydı, bugün ülkemizde anne babası Müslüman olmasına rağmen kendisi ateist ve azımsanmayacak sayı da gayri müslim olmazdı.

Bilindiği gibi, Hz. İbrahim'in babası Nemrud'un putçusuydu ve inkârcılardandı. Kuran’da bu durum ve Hz. İbrahim’in akıl ve iradesini kullanarak Rabbini bulması şu şekilde nakledilir.

En'am suresi 74-82. ayetler:

74.İbrahim, babası Âzer'e demişti ki: "Sen putları tanrı mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum."

75. Böylece biz İbrahim'e göklerin ve yerin melekûtunu (muhteşem varlıklarını) gösteriyorduk ki, kesin inananlardan olsun.

76. Üzerine gece bastırınca, bir yıldız gördü: "Rabb'im budur." dedi. Yıldız batınca da:" Ben batanları sevmem." dedi.

77. Ay'ı doğarken gördü: "Rabb'im budur." dedi. O da batınca: "Yemin ederim ki, Rabbim bana doğru yolu göstermeseydi, elbette sapıklığa düşen topluluktan olurdum." dedi.

78. Güneş'i doğarken görünce: "Rabb'im budur, bu hepsinden büyük." dedi. O da batınca dedi ki: "Ey kavmim! Ben sizin (Allah'a) ortak koştuğunuz şeylerden uzağım."

79. "Ben yüzümü tamamen, gökleri ve yeri yoktan var edene çevirdim ve artık ben asla Allah'a ortak koşanlardan değilim."

80. Kavmi onunla tartışmaya başladı. O da onlara dedi ki: "Beni doğru yola eriştirdiği halde Allah hakkında benimle mücadele mi ediyorsunuz? O'na ortak koştuklarınızdan hiç korkmuyorum, ancak Rabbimin dilediği şey hariç. Rabbim ilmiyle her şeyi kuşatmıştır. Hiç düşünmez misiniz?"[2]

Bunun tam tersi de olmuştur. Kendileri peygamber olmasına rağmen Lût Aleyhisselâm'ın karısı, Nuh Aleyhisselâm'ın ise hem karısı, hem oğlu imân etmemiştir. Diğer taraftan Firavun, Allah'ı inkâr edip ulûhiyet dâva ederken, Hz. Musa (as) onun sarayında, hatta onun kucağında yetişmiştir. Firavun'un karısı da Allah'a inanan bir kimsedir.

Demek ki, Rabbini arayan ve O'na yönelen bir kul, Firavun kucağında bile olsa hidâyet nuruna kavuşur.

Rabbimin yarattığı ve akıl nimeti verdiği hiçbir kul “beni Rabbim böyle bir ailede yarattı” deyip hesap ve sorumluluktan kurtulamaz. "Eğer anne ve baban seni, bilmediğin bir şeyi bana ortak koşmaya zorlarlarsa, onlara itaat etme, dünya işlerinde onlara gayet iyi davran." [3]

 

 



[1] Buhârî, cenâiz 92; Ebû Dâvut, sünne 17; Tirmizî, kader 5

[2] En'am suresi 74-82

[3] Lokman, 31/15




Okunma Sayısı :2830

Yorumlar
Onur CEBER

Hocam ALLAH razı olsun. Çok faideli bilgiler. Birçok müslümanın aklındaki şüphelere ışık olacak bir bilgi deposu. ALLAH mekanınızı cennet etsin.

Bir Yorum Yazın
Adı Soyadı *
E-Posta *
Yorum *