SORULAN SORU

Muhyiddin-i Arabî Hazretlerinin mezarını bulmasının ve Konya ziyaretlerinde yaşadıkları hakkında bilgi verir misiniz?

CEVAP

Yavuz Sultan Selim Han Hazretleri, Şam’a girince bazı İslâm büyüklerinin kabirlerini ziyaret etmiş, çok saygı duyduğu Muhyiddin Arabî Hazretleri’nin kabrini de ziyaret etmek istemiş ama kabrin yeri bilinmediğinden ziyaret gerçekleşmemiştir. Asırlar önce, eserlerini yanlış anlayıp karşı çıkan bazı Suriye alimlerinin de etkisiyle kabri harabeye çevrilip kaybolmuştur. Yavuz Sultan Selim Han Hazretleri, gece rüyasında Muhyiddin Arabî Hazretleri’ni kendisine şöyle derken görür:

“Ya Selim! Senin gelmeni beklerdim. Safa geldin, hoş geldin. Mısır gazanı sana müjdelerim. Sabahleyin bir siyah ata bin. O seni bana götürür. Beni hâk-i mezelleten (horluk topragından) kaldır. Bana bir türbe, bir cami ve imaret yapıver. Yürü işin rastgele, Mısır fethi müyesser ola!”

Yavuz Sultan Selim Han Hazretleri sabahleyin bir siyah ata biner. At gider, Salihiyye Mahallesi’nde bir yerde durup eşinmeye başlar. Orası açılınca büyükçe bir taş çıkar. Üzerinde Arapça olarak “bu Muhyiddin’in kabridir” yazısı görülür. Yavuz Sultan Selim Han Hazretleri orayı temizleterek kabri ortaya çıkarır. Muhyiddin-i Arabî Hazretlerinin bir kerameti zuhur etmiştir. Muhyiddin-i Arabî Hazretleri sağlığında iken: “Sin, Şın’a girince benim kabrim bulunacaktır” demişti. Nitekim Sultan Selim Han Hazretlerinin Şam’a girişi ile Muhyiddin-i Arabî Hazretlerinin kabri keşfedilmiştir.

Sorunuzun ikinci kısmına gelince; Muhyiddin-i Arabî Hazretleri mübarek hayatlarında Konya’ya gelip, Konya’da uzunca bir süre ikamet etmiştir. Konya da bir dergâh kurdu, ve Allah’ı zikrettirdi. Selçuklu Sultanı tarafından çok ikram ve hürmet gördü. Sultanlardan kendisine birçok tahsisat ta’yin olunduğu ve hediyeler gönderildiği hâlde, hepsini fakirlere sadaka olarak dağıtırdı. Dedikodu çıkmasından endişelendiğinden dolayı dul bulunan Şeyh Sadrettin Konevi Hz.lerinin annesiyle evlenmiş, Konevî Hz.lerinin hocası ve üvey babası olmuştur. Konevi Hz.leri Muhyiddin-i Arabî Hazretlerinin gözetiminde yetişmiştir. İbn Arabi Hazretleri, hocasının üstadı olan Abdülkadir Geylani hazretlerinin hırkasını Sadrettin Konevi ’ye giydirmiştir.

Meşhur Kitabı Füttuhat-ı Mekkiye’yi Konya’da yazmış. Sonrasında kitabı yanına alarak Mekke-i Mükerremeyi ziyarete gitmiştir. Füttuhat-ı Mekkiye’yi Kabe-i Muazzamanın damına koydu ve;

Ya Rabbi! ‘Eğer bir eksiğim varsa tamamla, fazlam varsa çıkar’ diyerek dua etti. Tam bir yıl Kabe-i Muazzamada bekledi. Tekrar Konya’ya gelerek Füttuhat-ı Mekkiye’yi Konya’ya hediye etti.

Konya’dan ayrılırken Allah rızası için kendisinden sadaka isteyen birine İbn Arabî Hz.leri:

“Bu köşkten başka bir şeyim yok. Bunu al, senin olsun” diyerek ayrılmıştır.




Okunma Sayısı :1634

Yorumlar
Bu soruya ait yorum bulunmamaktadır.
Bir Yorum Yazın
Adı Soyadı *
E-Posta *
Yorum *