SORULAN SORU

Tuttuğumuz oruçların Allahu Teâlâ katında makbul olup olmadığını nasıl anlarız?

CEVAP

Layıkıyla yaptığımız her ibadetin yaşantımıza büyük etkileri büyük tesirleri vardır. Cenab-ı Rahman ayeti kerimesinde;

(Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah’ı anmak elbette en büyük ibadettir. Allah, yaptıklarınızı biliyor. [1]

Namazın insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyuyorsa Allah katında makbul bir namazdır. Kişi namaz kılıp hala hayâsızlığa, kötülüğe, İslam’a aykırı davranışlara devam ediyorsa kıldığı namazla yalnızca borcunu ödediğini manevi olarak bir fayda almadığına, Allah (cc) katında da makbul bir namaz olmadığına göstergedir.

Aynı şekilde oruç ibadetinde de tuttuğumuz orucun Allah (cc) katında makbul bir oruç olduğunu alemi farikası olması lazımdır. Ramazan-ı Şerifin girmeden önceki halimizle oruç tutarken ki halimizde olumlu bir değişiklik olduysa Allah (cc) katında makbul bir oruç tuttuğumuzun en büyük göstergesidir.

Allahu Teâlâ bir ameli katında kabul edip rahmetine mahzar kıldıysa bu rahmetten ötürü kişinin hal ve hareketlerinde değişmeler meydana gelir.

Kişi Ramazan Şeriften önceki ibadetlerinin üstüne koyuyorsa, malayani boş sözleri, boş işleri terk ediyorsa, gönül kırmıyor, yardım sever olmak için çaba harcıyorsa yani Ramazanı Şeriften önceki durumundan daha iyi, daha ileri bir noktadaysa bu yapılan ibadetin Dergah-ı İzzette makbuliyetin, gerçekleştiğinin göstergesidir.

Allahu Telanın bizim yapacağımız ibadetlere, tutacağımız oruçlara ihtiyacı yoktur. Yüce yaratanın rahmetinin gereği bizlere bu ayları böyle zaman dilimlerini vesile tayin etmiştir. Bu vesileler bizim için birer kurtuluştur.

Peygamber Efendimiz (sav) Hz.leri;

“Bu ayın başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennemden kurtuluştur.” [2] Buyurmaktadır.

İnsanın halet-i ruhiyesinde kulun Allaha yaklaşmasına engel olan ne kadar hal ve durum varsa hepsi nefis kaynaklıdır. Bunların cümlesinden kurtulmanın bir vesilesi de hadisi şerifte beyan olunduğu, müjdelendiği üzere ramazan ayıdır.

Ramazan şerif geldi diye bir sevinç bir mutluluk yaşamıyorsak, Ramazan gelsen de olur gelmesen de olur diyorsak borcumuzu ödemekten başka bir şey yapmıyoruzdur ki bu orucun adına da “ hele hele” orucu derler.

Ama yaptığımız ibadet ve taatlerimizde bir neşe hasıl oluyorsa, yaptığımız hatalardan pişmanlık duyup tövbe ediyorsak işte o zaman istikametteyiz. İşte o zaman rahmet sofrasına davet edilmişizdir bu da Hakk katında değerimiz var demektir. Bu sofraya davet edilmeyen bu sofradan haz alamaz. Bakıyorsunuz yanı başımızdaki insanlar ne camilere gidiyor ne de ibadet maksatlı başka bir yere gidiyorlar. Nasip olmadı mı olmaz. Nasibimizi kendi yaptıklarımızla uzaklaştırmamak lazımdır.

Aşk eri Mevlana;

“Nil Kıpti’ye kan görünür ama, Musa'ya âb-ı hayat." Diyor.

Musa (as) zamanında kiptiler Nil nehrinden su içmeye kalktıklarında su kana dönüşüyor. Musa (as) içeceği zaman kan pırıl pırıl suya dönüşüyor. Kıpti bu kan gibi suyu nasıl içiyorsun dediğinde bir bakıyor Musa (as) elindeki akı pak mis gibi su. Kıpti Musa (as) elindeki suyu almak için yalvarıyor. Büyük bir mücadeleden sonra Musa (as) suyu veriyor. Kıpti suyu eline alınca tekrar su kana dönüşüyor.

Allah’ın rahmeti de böyledir işte birilerine neşe birilerine de huzursuzluk verir. Bu yaptıklarımızda ehline âb-ı hayat avama kan görünür.

Peki bu ramazan ayında bilinçli Müslüman ne yapıyor?

Hiç ara vermeden teravih namazlarımıza devam ediyor. Akabinde Allahu Teâlâ’yı zikrediyor. Ne büyük nimet. Akşam namazını arkasından evvabin namazını kılıyor.

Peygamberimiz (sav) şöyle buyurmuştur:

"Kim akşam namazından sonra aralarında kötü bir şey konuşmaksızın altı rekat namaz kılarsa, (kıldığı bu altı rekatlık namaz) onun için on iki senelik ibadete denk kılınır." [3]

Cennet Mekan Abdullah Baba (ks) Hz.leri,

“Akşam namazını kıldıktan sonra altı rekât evvabin namazını kılarsanız Rabbil alemin elli yıllık günahımızı affeder. Peygamberlerin kıldığı bir namazdır.”

Peygamber Efendimiz (sav) Hz.leri;

“Kim akşam namazından sonra altı rekat namaz kılarsa, evvabinler (tövbe edenler) den sayılır.”[4] Buyurmuşlardır.

Sahura kalkıyor, teheccüd namazı kılıyor. Üç aylara mahsus olan evradı Şerifelerimizi çekiyoruz.  Bu tesbihatı çekerken ne diyoruz?

“Sübhanallahi Vebihamdihi Sübhanallahil Azim Vebihamdihi Estağfirullah” Karadaki Mahlûkat Adedince, Tesbihatları Adedince, Zerreleri Adedince

Peygamber efendimiz (sav) şöyle buyurdu:

"İki söz vardır ki onlar dile hafiftirler, terazide ağırdırlar; Rahman olan Allah'a sevimlidirler, bunlar: Sübhânellâhi ve bihamidihî, Sübhânellâhil'azîmi. ("Allah'a hamd ederek O'nu noksanlıklardan tenzih ederim, Yüce Al­lah'ı tenzih ederim"). [5]

Ya Rabbi! Senin bu yarattığın varlıkların cümlesi derken her bir yaratılmış varlığın en küçük yapı birimi olan atomlar adedince diyoruz. Bir insanda miyarlarca atom olduğunu düşünürsek kainattaki bütün varlıkların sayısı adedi ne kadar olur. Bu sayıya tekabül eden rakam kadar “Sübhanallahi Vebihamdihi Sübhanallahil Azim Vebihamdihi Estağfirullah” diyoruz.

Cennet Mekân Abdullah Baba (ks) Hz.leri;

“Bu çektiğimiz üç aylar tesbihatı yarın mahşer günü hesap görülürken karşımıza muazzam bir şekilde çıkacak. Mahşer günü Allahı Zül Celâl ve Tekaddes Hazretleri bu yapmış olduğunuz tesbihatların sevaplarını sanki okyanuslarda devasa büyük dalgalar gibi dağlar gibi devrile devrile huzura getirilecek. Mahşer halkı taaccüp edecekler. Bu nasıl bir şey bu kişi nasıl bir sevap işlemiş ki böyle bir şeye mazhar oldu denilince;

Bu kulum Salihlerle beraberdi, onların yolunda bunu öğrenmişti denilecek.” Derdi.

Peygamber Efendimiz (sav) Hz.lerinin eşi Safiye Annemizde hurma çekirdeklerini önlerine yığarak bu şekilde tesbih etmişlerdir ki günümüzde unutulmuş bir sünnettir.

Peygamber Efendimiz (sav) Hz.leri;

“Unutulmuş bir sünnetimi meydana çıkarana yüz şehit sevabı vardır.” [6]

Şu rahmete bakın birde Ramazan'ı Şerifte sevapların kat kat yazıldığını düşünürsek bunun hesabını yapacak makinayı bulamayız.

Bunların yanında kardeşlerimize tavsiyemiz Ramazan'ı Şerif içerisinde haricen yüz tane de ihlası şerif okumalarıdır.

Yarın huzuru mahşere vardığımızda dedelerimizin bir ömür boyunca yaptığı ibadetlerden yapmış olduğu ameliyelerden bir Ramazan-ı Şerif te fazlasını Abdullah Baba Hazretleri'nin dergâhında kazanıyorsunuz.

Rabbim bizleri hakkıyla ramazanı şerifi ihya edenlerden eylesin, neşesinden hiç ayırmasın inşallah

 

 



[1] Ankebut Suresi 45.

[2] İbn-i Huzeyme, Sahih; Beyhaki, Şuabu’l-İman, 5/223; es-Saati, el-Fethu'r-Rabbânî, 9/233; el-Hindi, Kenzu'l-Ummal, 8/477

[3] Tirmizi, Salat, 431

[4] Tahtavî,  Merakı’l-felah, s.317

[5] Buhari, Kitâbu'd-Daavât, 65

[6] Hakim




Okunma Sayısı :2227

Yorumlar
İsmail öz

Rabbim razi olsun.cevapladığınız bu sorulardan öğrendiklerimiz le Rabbim amel etmeyi bizlere nasip etsin

Bir Yorum Yazın
Adı Soyadı *
E-Posta *
Yorum *