SORULAN SORU

Nefsi mülhimeden ,nefsi levvameye düşen dervişlere neler önerirsiniz.Yeniden ilerlemek nefsin ve şeytanı oyunlarına gelmemesi için neler önerirsiniz.

CEVAP

Nefsi mülhime makamındaki bir insan tarikattan, hakikate yönelmiş olduğundan ötürü hakikate dair kalbe bazı ilhamlar gelir. Nefsi mülhimeden nefsi levvameye düştü ise o insanın tekrar aynı noktaya çıkabilmesi için illaki bir aşk ve muhabbet gerekir ki onu da mürşidi kâmil olan üstadına muhabbeti sağlar. Bu muhabbeti de mübtedi salikin rabıtasını yaparak kazanabilir.

Ne demek müktedi [1] salikin rabıtası? Günlük virdini çekerken sanki üstadı yanındaymış gibi dersini çekmesi, yolda yürürken üstadı da önünde yürüyormuş gibi hissetmesi, evinde otururken, yatarken edep ve adap üzere olup üstadı yanındaymış da sanki onu evinde misafir ediyormuş gibi davranması yani her halinde üstadı yanındaymış gibi hareket edip, edep ve adap içerisinde olmasına denir.

Bu hal ve hareket içerisinde bulunan salikin gideceği makam nefsi mülhimedir. Ya değilse salik[2] nefsi levvameye düştüğü için nefsi mülhimede ki aşkı, ibadet ve taatdeki[3] lezzeti bu makamda alamadığından sıkıntılı bir hale düşer. Daha da kötüsü bu minval üzere kalacak olursa nefsi emareye düşmesinden korkulur.  Genelde tasavvuf yolunda ilerlemeye çalışan dervişlerin kaymaları bu şekilde olmaktadır. Salikin ivedilikle kendine çeki düzen verip, üstadımız Abdullah Baba ile irtibat kurması lazımdır.

Ayeti Kerimede; “Ulâike ketebe fî kulûbihimul îmâne ve eyyedehum bi rûhin minhu” [4]Kalplerine imanı yazdık, katımızdan bir ruh ile destekledik’  Bu ayette kast olunanlar mürşidi kâmillerdir.

Cennet Mekân Üstadımız Abdullah Baba (ks) Hz.leri; “Kabiliyetli derviş Allah’ın izni inayetiyle tekrar yukarıya çıkmasını bilir.” Buyururdu.

Derviş deneme yanılma yöntemi ile gittiği için ‘ben burada nefsin ve şeytanın şu hilesiyle karşılaşmıştım,  nefsim burada beni galebe çalmıştı, Abdullah Babam bana şu tavsiyelerde bulunmuştu, burada bunları yapmayı tavsiye etmişti’ deyip, bu tavsiyelere uyup tekrar düştüğü yere çıkması gerekir. İşte bu iniş çıkışlarda salik kabiliyet kazanır. Bu zorlu nefis terbiye yolunda derviş yanılıyor, tabiri caizse düşüyor, tekrar kendini toparlayarak Abdullah Babamı önüne katıp, onun ruhaniyetindeki istimdadı[5] ile ilerlerken bir önceki yanıldığı yere gelince aynı yere takılmayarak yol alacak. İşte buna kabiliyet denir.

İlk defa üst makamdan aşağıya düşenler, kabiliyet edinmiş olmazlar. Böylelerine çömez denir. Kabiliyet edinmiş olmak için nerde, neden takıldığını bu takıldığı yerden bu defa nasıl geçeceğini, biliyor olması gerekir ki bu da bir kerede olacak şey değildir.

 Salihlerin usulüne uy, onların yolunu izle ki; Salihler fırkasından olasın. “Onlar Allah’ın taraftarlarıdır, iyi bilin ki Allah’ın taraftarları felaha erenlerdir” [6]

 



[1] müktedi ; Birine uyan, tabi olan kimse

[2] Salik; tasavvuf erbabınca Allah ın rızasını kazanma hedefine bağlı, belli bir disiplin içinde hakka yürüyen;

[3] Taat; Allah'ın (C.C.) emirlerini yerine getirmek. İtaat etmek.

[4] Mücadele, 58/22

[5] İstimdad; medet dileme, imdat ve yardım isteme, yardıma çağırma

[6] Mücadele, 58/22

 




Okunma Sayısı :2777

Yorumlar
Bu soruya ait yorum bulunmamaktadır.
Bir Yorum Yazın
Adı Soyadı *
E-Posta *
Yorum *