SORULAN SORU

Teheccüd namazını açıklar mısınız? Kılmak için uyumak şart mıdır? Uyumadan kılınır mı?

CEVAP

Yatsı namazının ardından bir müddet uyuduktan sonra geceleyin, imsak vaktine kadar iki, dört veya sekiz rekât kılınan namaza teheccüd namazı denir.  

Bir süre uyuduktan sonra kalkılarak kılındığı için "teheccüd" denmiştir. Yani uykudan fedakârlık edip kalkılarak kılınan namaz teheccüd namazıdır. Yatıp, uykudan sonra kalkıp kılınması Efendimizin (sav) sünnet-i seniyesinin tam bir uygulanmasıdır. Fazileti çok fazladır.

Gece uyumadan kılınan namaz ise gece namazıdır (salat-ı leyl) . Tabi her namazın fazileti olduğu gibi gece namazının da fazileti vardır. Allahu Teâla uyanıkken kılınan namaza kıyasla uyuduktan sonra kalkılarak kılınan namazın faziletini daha fazla kılmıştır.

Kur’ân-ı Kerîm’de gecelerin ibadetle ihya edilmesinin önemini vurgulayan birçok ayet bulunmaktadır. Bunların bir kısmında doğrudan Hz. Peygamber’e hitap edilirken [1] bir kısmında gece vakti Allah’a kulluk için özel çaba harcayan müslümanları övücü ve özendirici ifadeler yer almaktadır. [2]

Peygamber Efendimiz “Birazı hariç, geceleri kalk namaz kıl.” [3] Ayeti inzal olduktan sonra gece namazını hiç terk etmemiştir.

Hz. Peygamber, yatsı namazını mescitte kıldıktan sonra evine döner, hanımların da ayrılarak istirahate çekilirlerdi. O, yatsı namazından sonra konuşmayla vakit geçirmeyi sevmez, yatsı namazını zamanında kılarak odasına çekilir, uyumadan önce Kur'ân okurdu.

Hz. Peygamber gecenin yarısı, ya da üçte ikisi geçtikten sonra uyanır, yastığına yakın bir yerde bulundurduğu misvakla dişlerini ovar, sonra abdest alır, teheccüd namazını kılar, Allah'a ibadet ederdi.

Teheccüd namazı gece uyuduktan sonra kalkılarak kılınan bir namazdır. Peygamber Efendimiz (sav) Hz.leri

“Ey Resûlüm. Gece vakti de uyanıp, sadece sana mahsus fazladan bir ibadet olarak teheccüd namazını kıl. Umulur ki Rabbin seni övülmüş bir makam olan en büyük şefaat makamına çıkarır.” [4]

Farz, vacip ve sünnetlerin dışında kalan namazların en güçlü olanı ve insanı Allah'a en çok yaklaştıranı, gece kalkılarak kılınan "Teheccüd Namazı" dır. Ya da nafileyi sünnetlerden ayırırsak, en güçlü ve önemli nafile, Teheccüd Namazı’ dır diyebiliriz. Ancak farzların dışında kalan bütün namazlara "Nafile Namaz" da denir. "Nafile" dilimizde olduğu gibi "boşuna" anlamına değil, "gerekli olana ilave" anlamındadır.

Teheccüd namazının bu kadar faziletli olmasının sebebi; Kişinin kendini gören gözlerden uzak sırf Allah’ın rızasını kazanabilmek için gecenin bir vakti tüm meşakkatlerine rağmen kalkıp namaz kılmasıdır.

Peygamber Efendimiz (sav) Hz.leri;

“Gece namazı kılmalısınız. Çünkü bu sizden önceki salihlerin âdetidir. Zira gece namazı kişiyi Allah’a yaklaştırır, günahlardan alıkor, kötülüklere kefarettir, bedenden hastalıkları giderir.” [5]Buyurmuştur.

Cennet Mekân Abdullah Baba (ks) Hz.leri geceleyin kalkarak teheccüd namazını eda eder, teheccüd namazının ardından sabah namazına kadar zikrullah ile meşgul olurlardı. Bizlere de bir miktar uyuduktan sonra gece kalkıp teheccüd namazı kılmamızı tavsiye ederdi.

“Ancak zamane insanı geç vakte kadar oturuyor geç yatan nasıl uyanacak bu sebeple yatmadan evvel iki rekât ya da daha fazla namaz kılabilirsiniz” buyurarak ardından “bu namaz teheccüd değildir ama sevabı vardır, Allah hiçbir amelinizi zayi etmez” buyururlardı.

 Sünneti seniyeye uygun olanı; yatsı namazını kıldıktan sonra yatıp gece kalkıp teheccüd namazının ihya edilmesi ve sonunda vitir namazının kılınmasıdır. Ancak uykuya yenik düşme endişeniz ya da ihtimaliniz varsa gece vitir namazını kılıp yatmanız daha uygundur. Sünneti ihya edelim derken vitri vacip namazını terk etmemeye ehemmiyet göstermelidir.

Nitekim Cabir'den rivayetle bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur:

“Gecenin sonuna doğru namaza kalkamayacağından endişe eden kimse vitir namazını gecenin baş tarafında kılsın. Gecenin sonunda kalkacağına güvenen kimse de vitir namazını gecenin sonunda kılsın. Çünkü gecenin sonunda kılınan namazda melekler de bulunduğundan vitri bu saatte kılmak daha sevaptır.”  [6]

 

 



[1] el-İsrâ 17/79; Tâhâ 20/130; Kāf 50/40; et-Tûr 52/49; el-Müzzemmil 73/1-7, 20; el-İnsân 76/25

[2] Âl-i İmrân 3/17; el-Enbiyâ 21/20; el-Furkān 25/64; es-Secde 32/16-17; ez-Zümer 39/9; ez-Zâriyât 51/15-18

[3] Muzzemmil Suresi 2

[4] İsra Suresi 79

[5] Tirmizi

[6] Müslim, Müsâfirîn 162  163





Okunma Sayısı :3096

Yorumlar
Bu soruya ait yorum bulunmamaktadır.
Bir Yorum Yazın
Adı Soyadı *
E-Posta *
Yorum *