SORULAN SORU

Bir dervişin rüyada veya halde uyarılması rahmet midir? Uyarıldı ise hala derviştir, değilse dersi alınmış mıdır? Uyarılmadı ise doğru istikamette olduğu mu anlaşılmalıdır? Kendisi rüyasında böyle bir uyarı almadığı halde başka birisi ya da zakiri... rüyasında seni şu şekilde gördüm, Mevlana Hazretleri rüyamda geldi, namazlarına dikkat et diyerek uyarması nasıl açıklanabilir?

CEVAP

Dervişin rüyada olsun, olmasın ya da halinde olsun, olmasın uyarılması rahmettir. Cennet Mekân Abdullah Baba (ks) Hz.leri;

“Bir derviş manen ikaz edilirse onun için çok büyük bir rahmettir.” Buyururdu.

Ama şu unutulmamalıdır. Uyarılıyorsa derviştir, uyarılmıyorsa derviş değildir gibi bir düşünceye girmek doğru değildir. Bir derviş manen uyarılıyorsa celali yönden terbiye olunuyor demektir. Manen uyarılmıyorsa o insanın istidadında  (Yetenek) doğruyu, yanlışı ayırt edebilme kabiliyeti vardır ki manen uyarılmıyordur.

“Eğer Allah’a karşı saygılı olur ve sakınırsanız, O size iyiyi kötüden ayırt edecek bir anlayış verir, kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. Allah büyük lütuf sahibidir.” Enfâl Sûresi- 29

Doğruyu yanlışı ayırt edebilme kabiliyetine sahip olan derviş bir hataya düşüğü zaman, bir günah işlediği zaman, hemen nedamet yani pişmanlık duyar tövbe istiğfar eder. Zaten uyarısını kendi benliğinde yapmıştır. Uyarılmıyorsa yoldan koptuğunun bir işareti değildir.

Yeni derviş olan bir kardeşimiz rüyasında, Resulullah (sav) Efendimiz ile Abdullah Baba (ks) Hz.leri gelerek “evladım namazlarını terk etme inşallah” diyerek uyarırlar. Rüyayı anlatan kardeş gittikten sonra orada bulunan kardeşlerden bir tanesi  “Bizde Resulullah (sav) Hz.leri görmek için namazı mı terke edelim” der.

Maneviyatın gözünde, yeni derviş emekleyen bir bebek misalidir. Uyarılacak, göz yumulacak, yaptıkları biraz hoş görülecek. Nasıl küçük çocuk idrarını halının üstüne kaçırsa annesi ona kızmadan hemen temizler, paklar tatlı tatlı uyarır. Ama 18 yaşında bir genç delikanlı halının üstüne idrarını yapsa ona kızılır, söylenecek laf bile bulunmaz. Seneleri bu yola vermiş derviş de aynen böyledir bir hata yaparsa; “Sen bu işleri bilensin, Sana da mı anlatacağız bunları  “ derler.

Talibe manevi bir ikaz geldiyse, hemen kendimizi düzeltmenin yoluna koyulmalıdır. Eğer denilen tavsiyeler, ikazları yerine getirmezse, bir uyarılır, iki uyarılır daha sonra “sen zaten söz dinleyicilerden değilsin” denilip, bir daha da uyarılmaz, ta ki kendini düzeltene kadar.

Kendisi rüyasında uyarılmadığı halde başka birisi yâda zakir abimize bizim halimiz gösterilip onun üzerinden uyarılır mıyız sorusuna gelince;

Cennet Mekân Abdullah Babam “Kişinin kendisine söylemeye acizler mi ki evladım başkası tarafından söyletecekler”  buyururdu.

Ama şu olur Abdullah Baba (ks) Hz.leri bir beldenin zakirine manen gelerek “Dervişler namazlarına dikkat etsinler evladım.” der. Zakirde genel olarak arkadaşları uyarabilir.

Bir gün Cennet Mekân Abdullah Baba (ks) Hz.lerine yanına bir derviş kardeşimiz gelerek;

“Babacım falanca beni, namazını kılmıyormuşsun bak, maneviyat uyardı, namazını kılacakmışsın, hanımını dövüyormuşsun, dövmeyecekmişsin.” Diyerek uyardı. Bende ne maneviyatlı adam her halimize vakıf deyip teveccüh gösterdim. Bir müddet sonra tekrar yanıma gelerek;

“ Hacı Bayramı Veli Hz.lerinin sana selamı var, bana dört bin mark verecekmiş, git ona söyle dedi ” diyerek yanıma geldi. Bende dört bin markı verdim. Şimdide mağdurum Efendim, der.

Efendi Hz.leri hiddetlenerek;

“Hacı Bayram Veli Hazretlerinin işi yok da oğlum sana milletin ağzından para mı isteyecek. Madem söyleyecek sana niye söylememişte ona söylemiş. Sana söylemeye aciz mi mübarekler. Dervişin ferasetli olması lazım. Eğer sizin bir haliniz, bir durumunuz olacak olursa senin üstadın sana söyler evladım. Bu tür şeylere itibar etmeyin. Namaz kılmıyorsa kişi, namaz kılmamanın haram olduğunu bilmiyor mu? Başkası tarafından manen niye uyarılsın?” buyurmuşlardır.

Şu da unutulmamalıdır; hiç kimsenin bir ayıbını bir başkasına söylemezler.

Musa (as) zamanında defalarca yağmur duasına çıkıldığı halde yağmur yağmaz.

Musa (as): Yarabbi! Neden yağmur yağmıyor? diye niyazda bulunur.

Aldığı cevap:

– Duanız nasıl kabul olsun içinizde işi gücü gammazlık olan laf taşıyan biri var.’’ Musa (as) sorar:

– Kim o ya Rabbi? Onu aramızdan çıkaralım da, (onu uyaralım) duamız kabul olsun? der.

Cenab-ı Allah:

Ya Musa ben sana içinizde gammazlık yapan biri var diyorum sen bana adını söylettirip gammazlık mı yaptırmak istiyorsun? Git, falan yerde o kişi öldü, cenazesini kaldır.’’ buyurur.

Cenab-u Zülcelal Hz.leri, peygamberine dahi günahkar kulunun kim olduğunu söylemez iken bizim günahlarımızı kusurlarımızı başka kullarına bildirir mi?

Allah(c.c) Efendimize layık derviş, Resulullah’a layık ümmet, Kendisine layık kul eylesin.

Hatalarımızı kusurlarımızın idrak edebilmeyi, tez zamanda tövbe kapısından girebilmeyi aynı hatalara bir daha dönmeden sağlam adımlar ile şu güzel yolumuzda ilerleyebilmeyi nasip eylesin inşallah…




Okunma Sayısı :3009

Yorumlar
Bu soruya ait yorum bulunmamaktadır.
Bir Yorum Yazın
Adı Soyadı *
E-Posta *
Yorum *