SORULAN SORU

Kendilerine maneviyat yolu veya istişare yolu ile bir görev verilmeden, bazı kimseler Abdullah Baba (ks) Hz.lerinin yolunu bende anlatırım deyip, etrafına insanları toplayıp, dergah açmaktadırlar. Bu gibi kişiler Abdullah Baba (ks) adına ders vermekte , zikrullah yaptırmakta ve yol ile alakalı sohbet etmektedir. Bu kişilerin Abdullah Baba (ks) adına verdiği ders geçerli midir? Yaptırdıkları zikrullahın yolumuz ile bir alakası var mıdır?

CEVAP

Yolumuz edep ve adapları bellidir. Cennet Mekân Abdullah Baba (ks) Hz.leri;

“Tasavvuf bir askeri yapıya benzer evladım, nasıl askeriyenin eri var, çavuşu var, generali var, hepsinin görevleri ve sorumlulukları farklı farklıdır. Yolumuzun da dervişleri var, çavuşları var, zakirleri var hepsinin de aynen askeriyede olduğu gibi görevleri ve sorumlukları farklı farklıdır.” Buyururlardı.

Hal böyle olunca er olan bir kişi kendi kafasından yanına üç beş kişi alarak çavuş oldum, general oldum diyebilir mi? Dese bile bunun geçerliliği olabilir mi? Olması mümkün değil.

Cennet Mekân Abdullah Baba (ks) Hz.leri vefat etmeden önceki son döneminde bir gün istirahat ettikleri odanın kapısını kapattırarak;

 “Evladım, maalesef bizden zakirlik isteyenler var. Zannediyorlar ki zakirliği veren mürşidi kâmiller. Zakirliği mürşidi kâmiller vermez, ancak mana âleminde işaret olunan bir kişi varsa görevi ona tebliğ eder. Bunun dışında vazife verilmez.” Buyurmuşlardır.

Bu şuna benzer Peygambere Efendimiz (sav) Hz.lerini tanımıyor, bilmiyor, yolunda değil. Sonra çevresinde topladığı birkaç kişiye “ Ben Allah Resulünden yetkiliyim” diyor. Atıldır, batıldır. Bu yolun haramisidir. Bu tür kişilerin verdikleri derslerde atıldır, geçersizdir. 

Cennet Mekân Abdullah Baba (ks) Hz.leri; “Zakirlerinize biat edin” demiştir. Derviş Efendi Hz.leri tarafından yetkili olan bir zattan dersini alacak ve biatını yapacaktır.  Biatı olmayana manevi âlemde itibar edilmez. Yalnızca kendilerini kandırmış olurlar.

Nerde, nasıl olursa olsun kim tarafından yaptırılıyorsa yaptırılsın kişi Allah demenin karşılığını alır.  Ancak Abdullah Baba (ks) Hz.lerinden yetkili olmayan insanların yaptırdıkları zikrullaha maneviyat gelmez. Başına buyruk olarak hareket eden bu insanlar nefsine ısmarlanmış insanlardır. Bir Mürşidi Kâmilin vazife verdiği insanlar ise Allah ısmarlanmış insanlardır.

Bir mürşidi kâmilin himayesi olmayan zikrullahlara katılmak insanların sapıtmasına ve benzeri durumların ortaya çıkmasına sebep olabileceği  için çok tehlikelidir.

Bir belde de Abdullah Baba (ks) Hz.lerine bağlı, onun yolunda ilerlemeyen çalışan insanların toplandıkları zikir halkalarına katılamayıp, başka yerlere katılan kardeşlerimiz ahde vefasızlık etmiş olurlar.

Cenabı Zül Celal Hz.leri;

Muhakkak ki sana biat edenler ancak Allah'a biat etmektedirler. Allah'ın eli onların ellerinin üzerindedir. Kim ahdini bozarsa, ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah ile olan ahdine vefa gösterirse Allah ona büyük bir mükâfat verecektir. “Ayeti kerimesinin içinde vefasızlık edenlerin durumunu bildirmiştir. Ahde vefa göstermeyen hüsrandadır.

İnsanların ne görüp ne görmediği, ne olup ne olmadığı bizler için önemli değildir. Bizim için önemli olan bir kişinin Abdullah Babamın yolundan istikamet üzere gidip gitmediğidir. İstikameti olmayan bir insanın halinden bahsetmekte doğru değildir.

Zakir kimdir? Görevleri nelerdir?

Her konuda zakire danışmak gerekir mi? Zakire kayıtsız-şartsız biat etmek yolumuzda var mıdır? Zakirler onlara her şeyi söylememizi ve izin almamızı istiyorlar, bu doğru bir davranış mı? Zakirin fiilleri ve davranışları hakkında cemaat içerisinde şikâyetler çoğalıyorsa ne yapmalıyız?




Okunma Sayısı :4103

Yorumlar
Bu soruya ait yorum bulunmamaktadır.
Bir Yorum Yazın
Adı Soyadı *
E-Posta *
Yorum *