SORULAN SORU

Yıllardır ülkemizin güneydoğusunda yaşanan terör olaylarıyla ilgili düşüncemiz nasıl olmalıdır? Bu olayları destekleyen milletleri toptan suçlamak doğru mudur?

CEVAP

Allah-u Teala bizleri değişik renklerde, değişik milletlerden yaratmıştır. Bazılarımızın ten rengi, bazılarımız dilleri , bazılarımızın milletleri farklı;

“Göklerin ve yerin yaratılması, dillerinizin ve renklerinizin farklı olması da O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda bilenler için elbette ibretler vardır." [1]

Bu farklılıklar bir üstünlük alameti değil, bir tanışma kaynaşma vesilesidir. Cennet Mekan Abdullah Baba (ks) Hz.leri farklı memleketten evlenen bir dervişine; “Başka memleketten evlenmen güzel olmuş. O belde deki insanlar ile hasbihal edip tanışarak, akrabalık bağlarıyla dostluklar kurarsın. Cenab-ı Zül Celal Hz.leri ayeti kerimesinde;

“Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır. “[2] buyurmuştur.

İnsanların farklı ırklardan olması bir üstünlük sebebi değil bir tanışma vesilesidir. Peygamber Efendimiz (sav) Hz.leri;

Allah indinde en şerefliniz takvaca en ileri olanınızdır. Arabın Arap olmayan (acem) üzerine bir üstünlüğü yoktur. Arap olmayanın da Arap üzerine bir üstünlüğü yoktur. Beyaz derili olanın siyah derili üzerine bir üstünlüğü yoktur, siyah derili olanın da beyaz derili üzerine bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük sadece takva iledir.”[3] Buyurmuştur.

Terör belası özellikle Müslüman âlemini etkisi altına alan dış mihraklı bir oyundur. Bu oyun İslam kisvesine bürünen hainler tarafından oynanmakta ve ne yazık ki mazlum Müslümanlar zulüm görmekte, canlarından olmakta, sakat kalmaktadırlar. İslam adına mücadele ettiklerini iddia eden sapık görüşlü zümreler nedense yine saf inançlı insanlara saldırmaktadırlar. Bunu ne adına yapmaktadırlar. Güya İslam adına…

Bunun yanında bir başka terör unsuru da bir milletin halklarının gasp edildiğini iddia edip yine o milletin halkına zulüm etmektedirler.

Buradaki mesele şahıslarla ya da milletlerle alakalı bir mesele değildir. Buradaki mesele, zulmedenlerle mazlum olan insanlar arasındaki mücadeledir. Hak ile batılın savaşıdır. Biz insanların rengine, ırkına, şekline şemailine kızmayız, tepki vermeyiz, bir üstünlük merci-i olarak kabul etmeyiz. Biz insanların yapmış olduğu zulme kızarız, bu zulme tepki veririz. Dolayısıyla ırkçılık yapmayız. Her milletten iyi insanda çıkar kötü insanda çıkar. Bizim için ölçü kişinin İslam’ı yaşaması, takvasıdır. Hadis şerifte de belirtiğimiz gibi üstünlük takvadadır.

Zulmü yapan, vatanına ihanet eden kim olursa olsun, adilane bir şekilde cezalandırırız. Eğer bunun yolu savaşsa savaş yaparız. Eğer bunun yolu idamsa idam ederiz. Bizler ne olursa olsun yapılan zulme, vatan hainliğine karşı mücadele ederiz. Bunu yapan Türk, Kürt, Arap, Zenci, Beyaz kim olursa olsun biz zalimin karşısında, mazlumun yanında oluruz. “Bu kişi şu ırktandı, şu kişi bu ırktandı” demeyiz. Kendi ırkımızda olan birisinin İslam’a aykırı yanlış davranışlarına da sırf kendi ırkımızdan diyerek doğru kabul etmeyiz. Doğru tekdir. Onu da Cenab-ı Zül Celal Hz.leri bize bildirmiştir.

Baktığımızda terör örgütlerinin içinde (daeş,işid)  Türk olanlarda var. O zaman Türklere de kızmamız lazım.  Bunlar yanlış düşünme tarzlarıdır. İslami düşünce sisteminde bunun yeri yoktur. Ne Kürdü, Ne Arabı,  Ne Türkü suçlamadan küfür ve zulüm kimden geliyorsa onun karşında dururuz, mücadelemizi veririz.

Ülkemizi sever, Vatanımız için canımızı veririz. Milletimizi sever, milletimizin değerleri yaşarız, yaşatırız. Ancak bu sevgilerin bir ölçüsü olduğunu da biliriz. Bu ölçü Ümmeti Muhammediye’dir! Bizler ümmetçiyiz. Bu ümmetin değerlerini kim yaşıyorsa, kim inanıyorsa o bizim kardeşimizdir.

Bizler ecdadımızı severiz. Osmanlı ile övünür, İslam’a yaptıkları hizmetlerden dolayı gurur duyarız. Baktığımızda Osmanlı Devletinin bir tarafı Türk Kayı boyu, bir tarafı ise Evladı Resuldur, seyyiddir. Osman Gazi Hz.leri Kayı boyundandır ve Seyyid olan Şeyh Edebali Hz.lerinin kızı ile evlenmeleri sonucu bu iki asil soy bir araya gelmiştir. Bu asil soydan gelen Eğer benim kanım Hz. Muhammed’in dinini yükseltecekse durmayın kılıçlarla doğrayın beni” diyen Fatihler sayesinde de İslam’ın gür sedası 3 kıta 7 denize yayılmıştır.

Allah cümlesinden ebeden razı olsun… 



[1] Rûm Suresi, 20/22

[2] Hucurat Suresi 13

[3] el-Müsned, Müessesetu’r-rialse, 1421-2001,38/474/h. no:23489




Okunma Sayısı :2105

Yorumlar
Bu soruya ait yorum bulunmamaktadır.
Bir Yorum Yazın
Adı Soyadı *
E-Posta *
Yorum *