SORULAN SORU

Her işi maneviyata teslim ettim deyip bir fiil göstermeden gelecek yardımı beklemek sonrada olmadı mı maneviyat izin vermedi demek doğru bir davranış mıdır?

CEVAP

Sonsuz güç ve kudret sahibi olan Cenab-ı Allah’tır. Onun izni inayeti olmadan bu âlemde bir yaprak dahi kımıldayamaz. Ayeti Kerimede Cenab-ı Allah;

“Gaybın anahtarları Allah’ın yanındadır: Onları O’ndan başkası bilemez. O karada ve denizde ne varsa bilir; O’nun ilmi dışında bir yaprak bile düşmez. O yerin karanlıkları içindeki tek bir taneyi dahi bilir. Yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır.”[1] Buyurmaktadır.

Bir başarıda yapılan bir işte yapan da, başarıyı elde edende Allah(cc) tır. Yaratmak Allah'a hastır ve O’nun eşi, benzeri, yardımcısı, ortağı yoktur.

Bir insan yapacağı bir işi cüzi iradesiyle ortaya koymazsa Külli irade Sahibi Allahu Teâlâ yardım etmez. Kul gayretten sorumludur, yaratmak Allah’a mahsustur. İkisi birbirine paraleldir. Biz yapacağımız bir işte zahiri tüm sebepleri yerine getiririz daha sonra Allahu Teala ya tevekkül ederiz. Ayeti Kerimede Cenab-ı Allah;

“Bir toplum kendisindekini değiştirmedikçe Allah onlarda bulunanı değiştirmez.” [2]

“Bu durum, Allah'ın bir kavme verdiği nimeti, onlar kendilerini değiştirmedikçe değiştirmemesinden dolayıdır. Gerçekten de Allah hakkiyle işiten, her şeyi bilendir.” [3] buyurmaktadır.

Cennet Mekan Abdullah Baba (ks) Hz.leri;

“Evladım, Nasıl ağlamayan bebeğe meme vermezler ise, çaba gayret göstermeyene de nimet verilmez.” Demiştir.

Mürşid-i Kamil olan zatlar Külli İradenin insana ulaşan sebepleridir, vesileleridir. Allah’ın emriyle hareket ederler. Hz. Mevlâna bu hali bir misâl ile açıklar:

“Denizde iki varlık düşününüz. Birisi bir insan;  kulaç atıyor, yüzerek sahile ulaşmak istiyor. Diğeri ise bir tahta parçası. Bu ikincinin bütün hareketi denizdendir, kendinden değil.” [4]

Biz öğrenci olarak gireceğimiz sınava çalışmayalım daha sonra maneviyat bizi bıraktı ya da maneviyat bizi geçirdi diyelim. Böyle bir düşünce tarzı olabilir mi? O zaman Başta Peygamber Efendimiz olmak üzere tüm peygamber efendilerimiz, mürşidi kamil olan zatlar neyin mücadelesini verdiler. Evlerinde otururlardı da hiçbir mücadelenin içinde olmazlardı. Onlar gece gündüz demeden Dini Mübin islam için çalıştılar, evlerinin rızkını temin için çalıştılar.  Her şeyi yaratan Allahu Teâlâ’dır. İstese bize her şeyi yoktan var edip önümüze koyabilir. Ona zorluk yoktur.  Zorluk bizedir. Gayret bizedir. Gayret göstermeyene, mücadele etmeyene dünyevi ve uhrevi nimetleri ulaşması çok zordur. İşte Mürşidi kamil olan zatlar bu nokta bir vesiledir. Bizler vesileye yapışmayalım, sebepleri işlemeyelim ondan sonra Allahu Teâlâ’dan rahmet bekleyelim.

Mevlana Hazretleri diyor ki;

“Sebep adına bir şey koymamışınken istiyorsun, Birde Allah’a iftira ediyorsun.” Buyuruyor.

Sebepleri işlerken helal dairede olmak zorundayız. Cennet Mekan Abdullah Baba (ks) Hz.leri;

“Bir insan girdiği bir sınavda kopya çekse Haram olur evladım, bunlar veballi işlerdir.” derdi. Soruları çalıp insanlara dağıtan, hedeflerine ulaşmak adına her şeyi mubah sayan hainleri görünce üstadımız Cennet Mekan Abdullah Baba (ks) Hz.lerinin kıymetini, doğru islam anlayışının nasıl olması gerektiğini bir kez daha anlıyoruz.

Tasavvuf yolu miskinlik, tembellik, başkalarının sırtından geçinme yolu değildir. Dava adamıyım, dervişim diyene tembellik yakışmaz. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav)  zamanında müslüman olan insanlar ona biat edince, Allah'ın emir ve yasaklarına riâyet edeceklerine ve tembellikte bulunmayacaklarına, tembellik yapmayacaklarına dair biat ediyorlardı. [5],

“Allah’ım! Acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, ihtiyarlayıp ele avuca düşmekten ve cimrilikten Sana sığınırım. Kabir azabından Sana sığınırım. Hayat ve ölüm fitnesinden Sana sığınırım.” [6] Buyuruyor Hz. Peygamber.

Dervişlik yolu aşk yolu, çalışma yolu, mücadele yoludur. Dervişler, Allah aşkıyla çaba gayret gösterirler. Çalışmanın sonunda çıkan tüm eserler kullar beğensin diye değil Allah beğensin, Yüce yaratıcıya layık olabilmek içindir. Ebu Ali Er-Rüzbari (ks) Hz.leri;

“Tasavvuf bütünüyle cehd [7] ve emekten ibarettir. Ona vurdumduymazlık ve tembellik karıştırmayın.” Buyurmaktadır.

Bu tembelliğin adına “teslimiyet ve kulluğumuzun aczi” demek ahkâm kesmekten öteye geçmeyecektir.

Cennet Mekan Abdullah Baba (ks) Hz.lerine bir dervişi gelerek; Efendi Baba rahatsızlandım, bir himmet edin şu rahatsızlıkta kurtulayım, dedi.

Cennet Mekan;

Evladım doktora gittin mi? İlk önce doktora gidip hastalığının şifasını, çaresini araman lazım. Siz himmet ederseniz geçer baba demekle olmaz oğlum öyle, Demiştir.

Cenab-ı Rahman olan Allah arzı yaratmış, düzene sokma görevini Peygamber Efendimiz başta olmak üzere insana vermiştir. Hz. Mehdinin zuhurunu yalnızca bekliyor muyuz? Hem kendimizi hem de toplumuzu Hz. Mehdinin zuhuruna hazır hale getirecek maddi manevi cabanın içersin demiyiz. Cennet Mekan Abdullah Baba (ks) Hz.lerinin her dem söylediği şu dizeler bize günümüzü ne güzel anlatıyor;

Gurrab gibi ötmeyle

Tembel tembel yatmayla

Helal haram yutmayla

Cennet cemal bulunur mu?



[1] En'am suresi 6/59

[2] Rad Suresi 11

[3] Enfal Suresi 53

[4] İkinci insan Mürşidi kamillerdir.

[5]  Ahmed b. Hanbel, III, 322, 340, V, 325

[6] Müslim, Zikir, 50

[7] Cehd: çalışma, çabalama




Okunma Sayısı :2098

Yorumlar
hatice Kübra

Allah sizlerin iyligini arttırsın bizlerede böyle hizmetler nasip eylesin

Bir Yorum Yazın
Adı Soyadı *
E-Posta *
Yorum *