SORULAN SORU

Mürşid-i Kâmilin dervişini uyarması, ikaz ve irşadı nasıl olur? Derviş üstadı tarafından uyarılmıyorsa bu ne anlama gelmektedir?

CEVAP

Mürşidi kâmil olan zatlar Peygamber Efendimiz  (sav) Hz.lerinin vârisidir. İnsan yetiştirilmesinde, nefsin terbiyesinde ehliyetli ve irşadla vazifelidir. Bir mürşidin elinden tutan kimse Allah yolunda şeytana karşı büyük bir kuvvet ve sağlam bir siper sağlamış olur. Peygamber Efendimizin ahlakıyla ahlaklanmamış, seyri sülûkunu tamamlamamış bir zata tabi olanlara bir faydası olmayacağı aşikâr olup,  bu yolda terbiye olmamış bir kimsenin başkasını terbiye edemeyeceği açıktır.

Mürşidi Kamil olan zatlar kendilerine tabi olan dervişlerini hem zahiren hem de manevi olarak ikaz ve irşad edeler. Kendisini nefsin bütün hilelerini, yolda karışılacağı şeytanın bütün hilelerini bildiği için tecrübelerini, dervişlerin manevi durumlarına vakıf olduklarından dolayı bazen sohbetlerinde genel olarak bazen de özel olarak dervişlerini ikaz ve irşad ederler. Sohbetinden herkes kendine düşen payı alıp giderler.

Dervişin rüyada olsun, olmasın ya da halinde olsun, olmasın uyarılması rahmettir. Kıymetli olduğunun göstergesidir. Cennet Mekân Abdullah Baba (ks) Hz.leri;

“Bir derviş manen ikaz edilirse onun için çok büyük bir rahmettir.” Buyururdu.

Eğer derviş sıkıntılı durumu karşısında uyarılmıyorsa manevi yaşantısında gevşek olduğunun göstergesidir. 

Derviş uyarılıyorsa derviştir, uyarılmıyorsa derviş değildir gibi bir düşünceye girmek doğru değildir. Bir derviş manen uyarılıyorsa celali yönden terbiye olunuyor demektir. Manen uyarılmıyorsa o insanın istidadında  (Yetenek) doğruyu, yanlışı ayırt edebilme kabiliyeti vardır ki manen uyarılmıyordur. Her şeyi bildiği halde bile bile yapana da müdahale edilmez.

“Eğer Allah’a karşı saygılı olur ve sakınırsanız, O size iyiyi kötüden ayırt edecek bir anlayış verir, kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. Allah büyük lütuf sahibidir.”  [1]

Doğruyu yanlışı ayırt edebilme kabiliyetine sahip olan derviş bir hataya düşüğü zaman, bir günah işlediği zaman, hemen nedamet yani pişmanlık duyar tövbe istiğfar eder. Zaten uyarısını kendi benliğinde yapmıştır. Uyarılmıyorsa yoldan koptuğunun bir işareti değildir.

Dervişin bir hata, kusur işledikten sonra eğer hata olsaydı manen uyarılırdım demesi nefsi temize çıkarmak adına yaptığı bir davranıştır ki böyle düşünmek doğru değildir.  

Cennet Mekân Abdullah Baba (ks) Hz.leri bazen dervişlerini sohbetlerinde genele hitap ederek uyarırdı bazen de kişiye özel olarak uyarırlardı.

Cennet Mekân Abdullah Baba (ks) Hz.leri bir gün bir dervişine sakın tuvalette fazla durma derken, başka bir dervişine namaz kılarken sağa sola bakma evladım diyerek o kişileri eksiklerini özel olarak uyarmışlardır.

Rabim bizleri yolunda hata işlemden ilerleyen kullarından eylesin inşallah.

 

Konuyla İlgili Benzer sorular

Bir dervişin rüyada veya halde uyarılması rahmet midir? Uyarıldı ise hala derviştir, değilse dersi alınmış mıdır? Uyarılmadı ise doğru istikamette olduğu mu anlaşılmalıdır? Kendisi rüyasında böyle bir uyarı almadığı halde başka birisi ya da zakiri... rüyasında seni şu şekilde gördüm, Mevlana Hazretleri rüyamda geldi, namazlarına dikkat et diyerek uyarması nasıl açıklanabilir?



[1] Enfâl Sûresi- 29




Okunma Sayısı :1264

Yorumlar
mehmet şengül

ABDULLAH BABAMIZIN BAHÇESİNDEN BİZLERİ SEBEPLENDİRDİĞİNİZ İÇİN ALLAH SİZLERDEN RAZI OLSUN HOCAM!

Bir Yorum Yazın
Adı Soyadı *
E-Posta *
Yorum *