SORULAN SORU

Borçlarından kurtulabilmesi için bir dervişin neler yapması gerekir? Efendi Hz.lerin tavsiye ettiği bir dua var mıdır?

CEVAP

İlk önce borçlu olan bir mümin borcunu ödeme niyetinde olmalı.

Hz. Âişe (ra) annemizin bir rivayetinde  Rasulullah Efendimiz:

"Borcunu ödeme niyetinde olan hiçbir kul yoktur ki Allah'tan yardım görmesin."[1]

Borçlu olan kişi; Ya Rabbi borcumu ödemeyi nasip eyle duasını her daim yaparak, Allah’ın rahmeti, bereketini kaçıracak davranışlardan uzak durması gerekir. Örnek vermek gerekirse kişinin borcu olduğu halde evine lüzumsuz ev eşyaları alması gibi…

Kişi ahir zamanın şu zorlu günlerinde ödeyemeyeceği borcun altına girip hem kendini mağdur etmemeli hem de borç aldığı kişileri mağdur etmemelidir. Çünkü borçlu bir Müslüman borcunu ödemeden huzura kavuşamaz.

 Rasulullah Efendimiz: "Borçtan kaçının zîra o, gece keder, gündüz de zillet vesilesidir." [2]Buyurmuştur.

Bu yüzdendir ki kişi her zaman tedbirli olmalı haddi aşmamalıdır. Asli ihtiyaçlarımızın karşılanması ve ticaretimiz için borçlanmakta bir beis yoktur.

Cennet Mekân Üstadımız Abdullah Baba Hz.leri sohbetlerinde; Borç vermenin, darda kalan bir Müslüman’a yardım etmenin öneminden defaatle bahsetmiş, borçlanmak ve bilhassa ödeyecek karşılığı olmayan borca girmeyi veya zaruri olmayan şeylerden dolayı kendini borç altına sokmayı tavsiye etmemiş ve kötülemiştir.

            Borçlu olan dervişlerin “ Ya Kerim Allah ” esmasının sayısız, çok söylenmesi gerektiğini bizlere tavsiye etmişlerdir.

Eğer bir işyeri sahibi isek, ticaretle uğraşıyorsak; Bir malı aldıktan sonra söyle dua ediniz derdi;

Hiç kimse, bize altı aylığa borç para vermez. Bu alışveriş yaptığımız insanlar bizlere sermaye veriyorlar. İlk önce bu insanlara dua etmemiz lazım. “ Allah’ım bu insanlara hayırlı rızıklar hayırlı ömürler nasip et diye” malı aldıktan sonra “ Ya Rabbi senin yardımınla, senin inamınla, senin ihsanınla bu aldığım malları satmayı nasip eyle ” diyerek dua ederseniz, bu ticarette ortağınız Allah-u Teâla olur. Şayet bu dediklerimizi yapmayıp, satılsa da olur satılmasa da olur, alacaklı düşünsün gibi bir niyet üzere olursanız, ortaklıktan Allahu Teâla çıkar, şeytan aleyhi lane kişinin ortağı olur.

Bir ticarethaneye girerken “İnnallâhe huver rezzâku zul kuvvetil metîn”[3] okursanız bereketler ihsan olur inşallah. derdi.

Sahabeyi Kiram zamanında Abdurrahman b. Avf, adında malını Allah yolunda harcayan bir tüccar vardı. Kendisini bütün mal varlığını Mekke’de bırakıp Medine’ye göç eden muhacirlerdendi. Medine'de kısa sürede ticarî hayata başlamış ve malı bereketlenmişti.

Bereketin sebebini merak edenlere şöyle cevap vermiştir:

“Ben, işin başında Allah Resulü'nü memnun edip, O'nun lisanından malımın bereketlenmesi için dua aldım.

İkincisi; Allah'ı ticaretimin ortağı kıldım, ne kazandımsa, onun yolunda harcamaktan geri durmadım.

Üçüncüsü; pazarın hep ilk gelen tüccarı oldum. Güneşi hiçbir zaman üzerime doğdurmadım.

Dördüncüsü; hiçbir müşteriyi boş çevirmedim, kolaylığı esas aldım.

Beşincisi; az kâra razı oldum, çok kârdan değil, sürümden kazandım.”

Bu yaşadığımız olaylar, borçlanmalar, ticaret yapıp batmalar, iflas etmeler Rasulullah Efendimiz zamanında da yaşanmıştır. Bir gün ticaretle uğraşan sahabeler Rasullah Efendimizin yanına gelerek “biz iflas ettik efendim” derler. Rasulullah Efendimiz “İflas etme durumu, mümin için değildir. Kul zarar eder. Allah size bir mal verdi, şimdi de yoklukla imtihan ediyor. Siz zarar ettiniz. Size gerçek iflas eden yani müflisten bahsedeyim mi? Dedi ve;

“Muhakkak ki müflis o kimsedir ki, kıyamet gününde, namazını kılmış, orucunu tutmuş ve zekâtını vermiş olarak gelir, fakat şuna sövmüş, buna iftira etmiş, şunun malını yemiş, bunun kanını dökmüş ve şunu dövmüş. Bundan dolayı onun sevabından bir kısmı şuna verilir, bir kısmı buna verilir. Eğer üzerinde olan kul hakları ödenmeden evvel sevabı tükenirse, hak sahiplerinin günahları o kimseye yükletilir; sonra kendisi cehenneme atılır.” buyurmuştur.[4]

 Bir gün Efendi Hz.lerine bir derviş kardeşimiz geldi, “Babacım ben zor durumdayım, battım dediği zaman Efendi Hz.lerinin ilk söylediği söz “Oğlum sakalını kes” olmuştur. Derviş borçlanıp, zor duruma düştüğü zaman bu dünyevi işlerine yolumuzu karıştırmaması lazımdır.

Allah’ım Efendi Babamızın yüzü suyu hürmetine sizlere ve bütün ümmeti Muhammed’e borçlarından kurtulmayı nasip eylesin. En kısa zamanda bol bereketli kazançlar sağlayıp, zekat verecek hale gelmeyi nasip eylesin.



[1] Kütüb-i Sitte Terc. ve Şerhi, c. 17, s. 287

[2] Kütüb-i Sitte Terc. ve Şerhi, c. 7, s. 179

[3] Zariyat suresi 58

[4] Müslim, Birr, 59




Okunma Sayısı :3179

Yorumlar
Bu soruya ait yorum bulunmamaktadır.
Bir Yorum Yazın
Adı Soyadı *
E-Posta *
Yorum *