SORULAN SORU

Zikrullahın belli bir adabı ve kuralları var mıdır?

CEVAP

Nasıl namazın tadili erkânı varsa, uymak, riayet etmek gerekiyorsa, zikrullahın da edep ve adabı vardır. Edep ve adabın olmadığı yere maneviyat gelmez.

Zikir yapılırken halaka olunur bu halaka-i zikri yaptıran zakir, halakanın kendisine göre sağına çavuşunu alır. İlahiciler ilk halakaya çavuşun yanına oturur. Varsa ilahicilerden sonra o bölgede bulunan dergâhın dedesi, babası oturur. (büyüğü)

Ondan sonra esmayı iyi vurabilen dervişler zakir tarafından ilk halakaya alınır. Misafir olan zakir varsa o da o bölgenin zakirinin sol tarafına alınır.

Misafir dervişler varsa onlarında müsait olanları ilk halakaya alınır. Geride kalan dervişler ikinci ve üçüncü halakayı oluştururlar. Bundan sonra silsile-i-saâdet üzere bağışlama yapılır.

Üç ihlâs bir fatiha okunur. Peygamberimize ve bütün peygamberlerin ruhlarına, melaikeyi kiramın ruhaniyetlerine, sahabelere, imamlarımıza, pir ve piranların, bütün mümin ve müminatın, Müslim ve müslimatın ruhlarına hediye edilir. Bağışlamaların ardından toplu halde tövbe-i istiğfar edilir. Günahlardan af talep edilir. Sırasıyla değişik esmalar, cehri (yüksek sesle ) okunur.(Üç er defa veya daha uzun okunabilir)

İlahiciler ve esmayı güzel vuran dervişler uygun yerlerde bulunursa orada muhabbet olur, bereketli olur. Bu da halakanın edepleridir. Zikir yapılırken zakirin çıkardığı sesin altında kalmak nefistendir. Üstüne çıkarsak da nefistendir. Zakirin verdiği sesin aynısı çıkarılmaya çalışılır.

Derviş zikir yaparken ölçü; Bir kulağı yanındaki dervişin çıkardığı seste, bir kulağı da ilahide olmalıdır. Böyle olursa hiçbir zaman nefsine uymamış olur.

Halakada zikir yaparken derviş; hal ve davranışlarıyla herkese örnek olmalıdır. Sadece kendini değil, bütün arkadaşlarını düşünmeli. Ona göre zikir yapmalıdır. Esasen halaka-i zikir yapmak için ağızdaki dilin oynaması ve kişinin bunu duyması yeterlidir. Evde dersimizi yaparken en azından böyle çekebiliriz. Fakat halaka-i zikir yapılırken zakire tabi olunur. Nasıl camide imama tabi oluyor, onun yaptığını yapıyorsak; zikirde de zakire tâbii olunur. Fakat şu da var ki bazı evlerde zikir yapılırken diğer haneleri rahatsız edecek kadar bağırarak zikir yapılması caiz değildir. Bunlara da zakirlerin dikkat etmesi gerekir.

Ayakta zikir yaparken de eller namazdaki gibi bağlanır. Baş kalbin üstüne vurarak zikir yapılır. Bu da dengesizce değil sanki buğday başaklarının bulunduğu ekin tarlasına rüzgârın vurmasıyla nasıl sallanıyorsa başı o ölçüde ve dengeli olarak sallanır.

Şu var ki: Belden aşağısı hareket ettirilmez çünkü bu raksa girer ki bu caiz değildir. Otururken zikir yapılırken yine baş kalbin üzerine doğru zikir yapılır. Eller namazda ki tahiyyat oturuşu gibi dizlerin üzerine konur hoplayarak zıplayarak acayip sesler çıkarılmaz. Bunlar caiz değildir. Zikir yapanların dikkatini çekecek şekilde aşırı bağırarak ve vücudu hareket ettirmek doğru değildir. Coşkulu ve aşk ile zikrullah yapılır. Ancak, zikrullah içerisinde bağırmak, kendini yerlere atmak, adap dışı hal ve hareketler asla tasvip edilemez. Bu tür davranışlar nefsi bir hisse kapılıp yapılır ve riyadır.




Okunma Sayısı :2464

Yorumlar
Bu soruya ait yorum bulunmamaktadır.
Bir Yorum Yazın
Adı Soyadı *
E-Posta *
Yorum *