SORULAN SORU

İnternette Mehdi (as) ile ilgili birçok bilgi bulunuyor.Bunların doğruluğundan emin olamıyoruz. Mehdi (as)  fiziksel özelliklerinden,manevi özelliklerinden bahseder misiniz?

CEVAP

Sorunuzun cevabını Abdullah Baba (ks) Hayatı kitabından alıntı yaparak veriyoruz.

ABDULLAH BABA (ks) AZİZ HZ.LERİNİN MEHDİ RESUL VE İSA (as) HAKKINDA GÖRÜŞLERİ

Konumuza Peygamber Efendimizin (sav) İbn-i Abbas (ra)’dan rivayet edilmiş hadis-i şerifi ile başlamak istedik.

“Nasıl helak olur bir ümmet ki; Evvelinde Ben, sonunda Meryem oğlu İsa (as) ve ortasında da Ehl-i Beyt’imden Mehdi Âli Resul vardır”

Hadisten de anlayacağınız gibi bu bölümde Efendi Hz.lerinin Hz. Mehdi ve Hz. İsa (as)’ın zuhur etmeleri ile ilgili görüşlerine yer vereceğiz.

Mehdi ve İsa (as)’ın Allah-ü Teâlâ’nın izni ile ahir zamanda zuhur edecekleri ve tüm âleme İslam-ı hâkim kılacakları kaçınılmaz bir gerçektir. Bu gerçek, gerek Ayetlerle, gerekse hadislerle bizlere bildirilmiş ve kendimizi buna hazırlamamız için telkinlerde bulunulmuştur.

Efendi Hz.’leri de bu gerçeğin üzerinde çok durmuş ve bunu kendisine tâbi olan dervişleri ile paylaşmıştır. Bizlerde O’nun engin görüş ve bilgilerini sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Öncelikle konumuza “Ahir Zaman” kavramını, açıklamakla başlayalım.

Ahir Zaman“ Dünyanın son dönemi” anlamına gelmektedir. İslam’a göre ise “Kıyamete yakın bir zamanda yaşanacak dönemi” ifade etmektedir.

Kuran-ı Kerim’de ki işaretleri ve peygamber Efendimizin hadis-i şeriflerini, bir araya getirdiğimizde bu konu ile ilgili önemli sonuçlar ortaya çıkmaktadır.

Ayet ve hadisler ışığında, ahir zaman iki safhalı olduğu görülmektedir. Birinci devre; dünyanın maddi ve manevi sorunlarla dolu olduğu dönem, bunun ardında gelecek ikinci devre ise; “ Altınçağ” olarak adlandırılan, Kuran ahlakının ve her alanda, üstün bir refahın yaşanacağı dönemdir. Dünyada Altınçağın da sona ermesi ile birlikte, çok hızlı sosyal ve ahlaki çöküş yaşanacak ve bundan sonra ki dönemde kıyamet saatinin gelişi beklenecektir.      Ahir zamanın en önemli olaylarından birisi Hz. Mehdi’nin varlığı ve er geç zuhur edeceğidir.

Alâeddin Ali B.Hişam Muttaki Hindi “ Er-Reddü…” kitabında şöyle diyor:

“ Allah’ın rahmeti sana olsun bil ki; vaat edilen Mehdi’nin var oluşunda hiç kuşku yoktur. Üç yüz hadis ve birçok eserde hatta daha fazlası ile bu kanıtlanmıştır. ”

Ayrıca Şemseddin Muhammet B. Ahmet Sefareyni, bu konuda bir manzume yazmış ve bu manzumeye bir şerh (açıklama) yazmıştır. Aşağıda ki özet açıklaması bu şerhten alınmıştır.

Kıyamet gününün en büyük alametlerinden birisi de hakkında tevatür (kuvvetli haber) derecesini aşacak derecede hadis bulunan bir kişinin zuhur edeceğidir. Bu kişi imamların sonuncusudur. Hz. Peygamber’den sonra peygamber olmayacağı gibi, ondan sonra da imam olmayacaktır. Bu imam Fâtıma oğullarındandır. Birçok hadis hafızları Mehdi’nin Peygamber soyundan olduğu kabul etmişlerdir. Böyle mütevatır bir konuya sırt çevirmek yakışık olmaz. Hak ehlinin inancına göre, “Mehdi İsa Mesih’ten ayrıdır. Mehdi Mesih’ten önce zuhur edecektir”

Peygamber Efendimizin birçok hadis-i şerifi de bizlere Mehdi Âli Resul’ün mutlaka zuhur edeceğini müjdelemektedir.

Hz. İbni Mes’ud (ra) rivayetle;

“Dünyanın ancak bir günlük ömrü kalsa Allah (cc) Hz.leri o bir günü uzatır ve Ehl-i Beyt’imden ismi ismime, babasının ismi babamın ismine uygun birini meydana çıkarır. (Mehdi a.s. ) O da dünyayı adalet ve nefasetle doldurur. Daha önce zulm ve cevir ile doldurulduğu gibi.”

Hz. Ümmü Seleme (ra) rivayet etmiştir;

“ Mehdi benim Ehl-i Beyt’imden ve evladı Fâtıma’mdandır.”

Mehdi Âli Resul ile ilgili daha birçok hadisi şerif mevcuttur. Rasulullah’ın (sav) bize ışık tutan diğer hadislerini konumuzda yeri geldikçe sizlere nakledeceğiz.

Neden Mehdi Diye İsimlendirilir?

Birçoğumuzun aklına Mehdi’nin neden “ Mehdi” olarak adlandırıldığı sorusu gelebilir. Öncelikle “Mehdi” kelimesinin lügat anlamını verelim. Daha sonrada o’na neden mehdi dendiğini büyük imamlarımızın cümleleri ile açıklamaya çalışalım.

Mehdi; Hidayete eren veya hidayete vesile olan, ya da hususi ve şahsi bir tarzda Allah’ın hidayetine mahzar olan, kendisine cenab-ı Hak tarafından yol gösterilen anlamın gelmektedir.

Abdullah b. Şevzeb’de şöyle buyurmuştur; “ Kuşkusuz ki Mehdi, Mehdi diye adlandırılmıştır. Çünkü O Şam dağlarından bir daha doğru yönlendirilir. Tevrat kitaplarını aradan çıkartır ve onlara dayanarak Yahudilerle münazara eder. Ve sonuçta bir grup Yahudi O’nun eliyle Müslüman olur”

Cabir bin Abdullah Ensari der ki;

“ Her kim ona itaat ederse, Allah’a itaat etmiş, her kim ona karşı çıkarsa, Allah’a karşı çıkmış olur. O gizli bir emre doğru hidayet edeceği için O’nun adı mehdi’dir. Tevrat’ı ve Allah (cc) ‘ın sair kitaplarını Antakya’da ki bir mağaradan çıkaracaktır. Tevrat ehli olanlar arasında             Tevrat ile İncil ehli olanlar arasında İncil ile Zebur ehli olanlar arasında Zebur ile Kuran ehli olanlar arasında ise Kuran ile hükmedecektir.”

Mehdi Âli Resul’ün Diğer İsimleri

Ömer b. Zahir rivayet ediyor:

Birisi İmam-ı Cafer-i Sâdık’a:

─  Kaim’e Emirel Müminin diye selam gönderebilir miyiz diye sordu.

İmam Cafer buyurdu:

─  Hayır, Allah-u Teâlâ bu lakabı sadece Hz. Ali’ye vermiştir. Ondan önce ve sonra kimse bu lakapla anılmaz.

Adam sordu:

─  Peki, onu ne diye selamlayalım?

İmam Cafer şöyle cevap verdi:

─  Selam olsun sana ey “ Bakiyetullah” diyerek

Birkaç hadisi şerifte Rasulullah’ın (sav) Mehdi Âli Resul:

“ Kaim” diye isimlendirildiğini gördük. Bununla ilgili açıklamayı yine bir rivayetle yapmaya çalışacağız.

Sakr b. Ebi Delf rivayet ediyor;

İmam Muhammed Taki’nin şöyle dediğini duydum:

─  Doğrusu şu ki Hz. Hasan’dan sonra Hak üzeri olan kaim’dir. Ve O, muntazar ( beklenilen) dir. Sordum:

─  Allah’ın Resulü’nün torunu niçin “Kaim” adını almıştır. Buyurdu ki:

─  Çünkü O, unutulmuş olduğu ve imamlığını kabul edenlerin çoğu kendilerine sırt çevirdikleri bir sırada kıyam edecektir. Sordum.

─  Peki, O’nun “muntazar” (beklenilen) diye adlandırılmasının sebebi nedir. Buyurdu ki:

─  Çünkü O, yaşamını gizli sürdürecek, bu pek uzun sürecek, gelişi pek uzayacak. Ancak ihlâslı kimseler ortaya çıkışını bekleyeceklerdir.

Mehdi Âli Resul’ün Fiziksel Özellikleri

Mehdi Alâ Resul’ün ne gibi fiziksel özelliklere sahip olacağını bizlerle Hz. Ali(ra)’ın ağzından Ebu Vail nakletmiştir;

Emirel Müminin (ra) Hüseyin (ra) bakarak şöyle buyurdu;

─  Benin bu oğlum seyyiddir. Rasulullah’da (sav) onu “seyyid” diye isimlendirmiştir. Ve Allah(cc) o’nun neslinden bir zât getirecek ki adı                 Peygamberin adıdır. Hem yüzü hem ahlakı Peygambere benzer. Halkın gaflette olduğu ve hakkın ölüp, zulmün ortaya çıktığı zamanda zuhur edecek. Vallahi eğer vaktinden önce zuhur ederse onu öldürürler. Gökte olan ve yaşayanlar onun zuhuruyla ferahlayacaklardır. O öyle bir adamdır ki; alnı geniştir, burnu hafif uzundur, karnı geniştir. Vücudu münasip ölçülerdedir. Sağ bacağında siyah bir iz vardır. Dişlerin arası açıktır.” Yeryüzü zulüm ve cefa ile dolduğu gibi, onu adaletle dolduracaktır. Arz ettim ki:

─  Peki, o kimdir? Şöyle buyurdu:

─  O kumral renklidir, gözleri çekiktir, hilal kaşlıdır, iki omuz arası geniştir. Alnında bir iz vardır, yüzünde ise bir ben vardır O Mehdi’dir.

Peygamber Efendimiz de hadisi şeriflerinin bir kısmında O’nun fiziksel özelliklerinden bahsetmiştir. Bunlardan birisini Hz. Ebu Umame (ra) nakletmiştir;

Buyurdu ki;

“ İmam, benim evladımdan kırk yaşında, yüzü parlak bir yıldız gibi olan, sağ yanağında bir beni bulunan ve üzerinde iki kutvani aba olan bir kimsedir”

Diğer bir hadis-i şerifi ise Hz. İbn-i Mes’ud (ra) nakletmiştir;

“ Benim Ehl-i Beyt’imden bir adam yeryüzüne hâkim olmadıkça kıyamet kopmaz. O’nun alnı açıktır, kemer burunludur.”

Mehdi Alâ Resul Ne Zaman Ve Nasıl Zuhur Edecektir?

“ Ve istiyoruz ki yeryüzünde zayıflatılanlara lütfedelim, onları önderler yapalım, onları mirasçı kılalım” ( Kasas /5)

Bu Ayet-i Kerime ile ilgili İmam Muhammet Bâkır ve Cafer-i Sadık şöyle buyurmuşlardır;

“ Bu Ayet ahir zamanda zuhur edecek olan, zalim ve firavunları yok edip yeryüzünde doğudan batıya kadar hüküm sürecek, zulümle dolmuş iken adaletle doldurarak olan Emir sahibine aittir. (O’nun hakkında nazil olmuştur.)

Allah(cc) mümin kullarını hiçbir zaman mahzun ve kederli bırakmaz. Müminler sıkıntı ve zulm ile karşılaştıklarında onları feraha erdirecek ve refaha kavuşturacak kurtarıcılar yollamıştır. Mehdi Âli Resul’de bu kurtarıcılardan birisidir. O Peygamber olarak değil sadece Peygamberimizin (sav) vekili olarak gelecektir.

O’nun zuhur edeceği dönem ile ilgili İslam peygamberi (sav) Hz.leri şöyle buyurmuştur;

“Ne zaman, adaletsiz hakimlerin eliyle zulüm ve haksızlık, hile ve dolandırıcılık, tüm insanları ezmeye başlarsa, benim temiz ailemden, benim isim ve nişanımı taşıyan Semavi bir kurtarıcı kıyam edecek ve huzur her yere yayılacaktır.”

Amira bint-i Nufeyl der ki:

─  İmam Hüseyin (ra) şöyle buyurduğunu duydum;

“ Sizlere birbirinizden uzak olduğunuza söylemedikçe, birbirinizin yüzüne tükürmedikçe, birbirinize kâfir demedikçe ve bir birinize lanet okumadıkça, beklediğiniz (Hz. Mehdi’nin zuhuru) vuku bulmayacaktır.” Arz ettim ki:

─  Öyleyse o zamanda hiçbir hayır yoktur. Buyurdu ki:

─  Hayrın hepsi o zamandadır. Kaim kıyam edecek ve bunların hepsini ortadan kaldıracaktır.

Süleyman bin Bilâl der ki; Hz. Hüseyin (ra) şöyle buyurduğu nakledilmiştir;

Bir gün adamın biri Hz. Ali’nin yanına gelerek:

─  Ey Emirel Müminin! Bize Mehdi(as)’dan bahseder misiniz? Diye sordu. Hz Ali şöyle buyurdu:

─  Gitmesi gerekenler gidip de müminler azaldığında ve fitneler gittiğinde işte orada ( yani uzak bir yerde zuhur edecektir.)

Ahmet b. Muhammed b. Münzir rivayet ediyor:

Hz. Ali oğlu Hz. Hasan buyurdu:

─  Dedem Rasulullah’a (sav) sordum:

─  Ehl-i Beyt’ten olan Kaim ne zaman zuhur edecektir?

Buyurdu:

─  Ya Hasan! Kuşkusuz ki onun zuhuru kıyametin oluşuna benzer… O göklere de yere de ağır gelmiştir. O size ansızın gelecektir.

(Kıyametin aniden meydana geleceği gibi Mehdi (as)’da aniden zuhur edecektir)

Buraya kadar ki bölümde Mehdi Âli Resul’ün ne zaman zuhur edeceğine dair hadis ve rivayetleri nakletmeye çalıştık. Şimdi de nasıl zuhur edeceği konusuna değinmek istiyoruz.

“ Eğer istersek, onlara semadan bir mucize indiririz de ona boyunları eğilip kalır” (Şuara /4)

Bu Ayetin nazil oluşu ile ilgili olarak İmam-ı Cafer-i Sadık şöyle buyurmuştur;

“ Kaim (Mehdi) kıyam etmeden önce gökten biri seslenir. Bu sesi perde arkasındaki kadınlar, doğudaki ve batıdaki tüm insanlar duyar. Şu Ayet bu konuda nazil olmuştur. “ İstersek onlara… ve onların boyunları eğilip kalır”

Bu konuya işaret eden hadis-i şerifler şöyledir:

Naim Hz. Ali’den (ra) rivayet etmiştir;

“ Semadan bir münadi “ Hak Al-i Muhammed’dedir” şeklinde bağırdığı zaman Mehdi zuhur eder, herkes sadece O’ndan konuşur, O’nun sevgisini içer ve O’ndan başka bir şeyden bahsedemezler.”

“ Çok yaygın ve sona ermesi mümkün görülmeyen bir fitne çıkacak ve bu fitne semadan üç kez “ Emir Mehdi’dir, gerçek O’dur”şeklindeki nidaya kadar sürecektir.

“ Gökten şöyle bir ses duyulacak; “ Ey insanlar, artık Allah cebbarları, münafık ve yardımcılarını sizden uzaklaştırdı. Ümmet-i Muhammed’in en hayırlısını başınıza getirdi.”

(Gökten ses gelmesi olayı günümüzdeki uydulara atıf yapılan bir durumdur. )

“ O günün alameti; Semadan bir el uzanacak ve insanlar ona bakacak ve göreceklerdir”

Esma binti Umeys’ten rivayet edilmiştir;

“ O günün alameti semadan uzatılmış ve insanların kendisine bakıp durduğu bir El’dir ”

Hadis-i şerifte gecen “El” keyfiyeti bilinmeyen bir gücü simgelemektedir. Bu “El’in” bizim bildiğimiz manada bir el olmadığını biliyoruz. Bu konuyu bir Ayeti Kerimenin meali ile açıklamaya çalışalım.

“Şüphesiz sana biat edenler, ancak Allah’a biat etmişlerdir. Allah’ın eli, onların ellerinin üzerindedir…”

Yukarıda ki Ayet müteşabih yani Kuran-ı Kerim’in değişmeceli manalara gelen ayetlerindendir. Bu Ayetteki “El” Allah’ın kudreti, tasarrufu manasına gelmektedir. Aynı şekilde yukarıda ki hadislerle bahsedilen “El” de bunun gibi farklı manada kullanılmış mecazi bir ifadedir.

Allahuâlem semadan yayılan televizyon yayınına ait dalgalar bir nevi el gibi bir güç oluşturmaktadır. Bu el hemen her eve uzanır ve herkes tarafından görülebilir. “İnsanlar ona bakacak ve görecekler” cümlesi de bu hususa işret etmektedir.

Şunu belirtelim ki; Bediüzzaman Said Nursi Hz.leri aynı manada şunları söylemektedir:

“ Rivayetlere göre, Deccal çıktığı gün de bütün dünya işitir. En iyisini Allah(cc) bilir. Bu rivayetler tamamen sahih olmak şartı ile açıklaması şudur: Bu rivayetler mucizâne haber verir ki, “Deccal zamanında haberleşme araçları… O derece terakki edecek ki, bir hadise bir günde umum dünyada işitilecek. Rayda ile bağırır, doğu-batı işitir ve gazeteler okunur… Diye zuhurundan on asır evvel telgraf, telefon, radyodan mucizâne haber verilmektedir.”

Yukarıdaki hadis ve rivayetlerden de anlaşılacağı gibi Mehdi Âli Resul halk tam zuhurundan ümidi kestiği anda zuhur edecektir. Onun zamanında yaşayıp ona yardım edenlere ne mutlu! Ona düşmanlık besleyip, ona ve onun emrine karşı çıkanlara ve onun düşmanlarından olanlara eyvahlar olsun!

Elbette ki her şeyin en doğrusunu Allah Azze ve Celle bilir.

 

Not: Detaylı bilgi Abdullah Baba (ks) Hayatı kitabında mevcuttur.




Okunma Sayısı :2486

Yorumlar
Bu soruya ait yorum bulunmamaktadır.
Bir Yorum Yazın
Adı Soyadı *
E-Posta *
Yorum *