Cennetin sekiz tabakası nelerdir? Peygamberler ve evliyaullah hangi derecelerde bulunur? Bizim gibi sıradan mü’minlerin en yüksek cennet makamlarına ulaşması mümkün müdür?
Tarih:8.05.2026
Okunma Sayısı:186
Cennetin sekiz tabakası olduğu ifade edilmektedir. Bu tabakalar hakkında detaylı bilgi verebilir misiniz? Peygamber Efendilerimiz ve evliyaullah cennette hangi derecelerde bulunurlar? Evliya olmayan, bizim gibi sıradan mü’minlerin de en yüksek mertebe olan sekizinci kat cennete ulaşması mümkün müdür?

Cennet, Allah'a iman edip salih ameller işleyen ve takva sahibi olan mü’minlerin ebedi mutluluğa erecekleri mükâfat yurdudur. İslamî kaynaklara ve Cennet Mekân Üstadımız Abdullah Baba (ks) Hazretlerinin tariflerine göre cennetin yapısı ve manevi özellikleri şu şekildedir.

Cennet “sekiz kat”tır. Cennetin her bir katı melekler, huriler, gılmanlar ve çeşitli tarif edilemez ziynetlerle doludur.

Bediüzzaman Hazretleri bu hususu şu şekilde ifade etmiştir:

"Çünkü cennetin sekiz tabakası birbirinden yüksek oldukları halde umumun damı, Arş-ı Âzam'dır. Nasıl ki mahrutî bir dağın etrafında, birbiri içinde, birbirinden yüksek, kaidesinden zirvesine kadar surlu daireler bulunsa; o daireler birbirinin üstündedir, fakat birbirinin güneşi görmelerine mâni olmaz, birbirinden geçebilir, birbirine bakar. Öyle de cennetler de buna yakın bir tarzla olduğu, ehâdisin mütenevvi rivâyâtı işaret ediyor."[1] 

Cennet sekiz kat, cehennem ise yedi kattır. Cennetin sekiz, cehennemin yedi tabakası olması, Allah'ın merhametinin (rahmet) öfkesinden (gazap) daha geniş ve baskın olduğunu simgeler.

Ebû Hureyre (radıyallahu anh)’den rivayet edildiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz şöyle buyurmuştur:

“Allah varlıkları yarattığı zaman, kendi katında Arş’ın üstünde bulunan kitabına, “Rahmetim gerçekten gazabıma gâlibtir” diye yazmıştır.”

Bir rivâyette[2] “Rahmetim gazabıma üstün geldi”; bir başka rivayette de “Rahmetim gazabımı aştı“[3] ifadeleri yer almıştır. [4]

Abdullah Baba (ks) Hazretlerinin bir itikâfı sırasında müşahede ettiği manevi bir rüyasında, yedinci kat cennette yedi katlı muazzam bir saraydan bahsettiği görülmektedir. Bu müşahedeye göre cennetin yapısı ve doluluk oranı şöyledir:

  • 1, 2 ve 3. Katlar: Bu katlar çok güzel binalarla ve insanlarla doludur.
  • 4. Kat: Bu kat diğerlerine göre daha seyrektir.
  • 5. ve 6. Katlar: Bu katlarda kimselerin olmadığı müşahede edilmiş, bu ıssızlıktan dolayı büyük bir hüzün duymuştur.
  • 7. Kat: Bu en üst makamda “Mürşid-i Kâmil” zâtların bulunduğu görülmüştür.

Bu katların doluluk oranındaki farkın sebebi, insanların dünya hayatında nefislerine, hevâ ve heveslerine tâbi olmaları ve birbirlerinde kusur aramaları böylece yüksek makamlara (4. kat ve üzeri) çıkmakta zorlanmalarıdır.

Peygamberlerin ve Evliyaların Konumu

Peygamberler ve evliyalar cennetin en âli makamlarında bulunurlar. Evliyalar (Allah dostları) manevi derecelerine göre sınıflandırılırlar:

  • Suğra, Kübra ve Ulya Mertebeleri: Velayet mertebeleri üçe ayrılır. En yüksek olan Velayet-i Ulya, meleklerin ve ulu evliyanın bulunduğu, Allah’ın özel ilgi ve alakasına mazhar olunan gizli sırlar makamıdır.
  • Seyr-i Anillah Makamı: Bu makam, Allah’a ulaştıktan (Fenafillah) sonra tekrar halkı irşad etmek için geri gönderilen mürşid-i kâmillerin makamıdır.

Evliya Olmayan Müslümanlar Yüksek Derecelere Ulaşabilir mi?

Evet, sıradan bir mü’min de doğru ameller ve niyetlerle yüksek derecelere kısmen ulaşabilir.

  1. Manevi Hediyeler: Kişi kıldığı namazların, yaptığı ibadet ve taatların sevabını Peygamber Efendimize ve Allah dostlarına hediye ederse vefat ettikten sonra bağışlama yaptıkları zâtlar şefaat eder ve onları kendi makamlarına davet ederek misafir ederler.
  2. Allah Dostlarını Sevmek: "Kişi sevdiği ile beraberdir." hadisince, Allah dostlarına duyulan samimi sevgi ve bağlılık, dervişi onların ulaştığı makamlara taşıyabilir.
  3. İhlaslı İbadet: Bir mü’min eğer ihlasla ibadet eder, haramlardan kaçınır ve takva üzere yaşarsa, nefs-i mutmainneye (huzura kavuşmuş nefis) ulaşarak insanlık sıfatını kazanır ve cennetin üst katlarına davet edilir. Bir mürşidin rehberliği olmadan bu mu mertebeye ulaşmak pek zordur.

Mü’minlerin Ulaşabileceği En Yüksek Derece

Mürşid-i kâmil olmayan bir Müslüman için ulaşabileceği en kıymetli makamlardan biri "Dervişlik Makamı"dır. Abdullah Baba Hazretleri, dervişlik makamının bazen velilik makamından bile üstün sayılabileceğini, ancak mürşid-i kâmillerin mertebesine ulaşamayacağını belirtmiştir.

Ayrıca her mü’min için hedef, nefsin dördüncü basamağı olan nefs-i mutmainne mertebesine ulaşmaktır. Bu makamda kişi gerçek anlamda insanlık sıfatını kazanır ve Rabbinin "Sen O'ndan, O da senden razı olarak Rabbine dön" hitabına mazhar olur.

 

[1] Sözler, Yirmi Sekizinci Söz.

[2] Buhârî, Bed’ü’l-halk 1

[3] Buhârî, Tevhid 22, 28, 55; Müslim, Tevbe 15

[4] Buhârî, Tevhîd 15, 22, 28, 55, Bed’ü’l-halk 1; Müslim, Tevbe l4-l6. Ayrıca bk. İbni Mâce, Zühd 35

 

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK kapsamında toplanıp işlenir. Detaylı bilgi almak için Veri Politikamızı / Aydınlatma Metnimizi inceleyebilirsiniz. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.