İMSAKİYE KONYA
Miladi | Hicri
İMSAK
--
GÜNEŞ
--
ÖĞLE
--
İKİNDİ
--
AKŞAM
--
YATSI
--
İFTARA KALAN
--:--:--
YAVRUCUĞUM “YÂ BUNEYYE
Tarih:19.02.2026

Lokmân (as)’ın peygamber olup olmadığı tartışılsa da büyük bir velî ve hakîmlerin pîri olduğu kesindir. Bu sebeple “Lokmân Hakîm” lâkabıyla meşhurdur. Köken olarak Kur'an'da ve rivayetlerde hikmet sahibi, doğru sözlü kişi anlamına gelen "Lokmânü'l-Hakîm" (bilge/hakim) ifadesi kullanılırken, Türk kültüründe şifalı bitkilerle hastaları iyileştiren tabip piri olarak "Lokman Hekim" ismiyle meşhur olmuştur. 

Abdullâh bin Ömer (ra)’dan rivâyet edilen bir hadîs-i şerîfte şöyle buyrulur:

“Lokmân, peygamber olmayıp, ibâdet eden bir kuldu. Allâh Teâlâ, onu günahlardan korudu. Çok tefekkür ederdi. Îmânı kuvvetli idi. Allâh Teâlâ’yı sever, Allâh Teâlâ da onu severdi. Allâh Teâlâ, ona hikmet ihsân eyledi.” (Kurtubî, Tefsîr,XIV, 59-60)

 Hikmet; gerçek Hakîm olan Allah Teâlâ’nın hükmüne boyun eğmek, nefsin istediğine değil de Hakk’ın istediğine uymak, nefsi tanıyıp dizginlerini ele alarak ölçülü davranmak ve hükmüne karşı koymanın imkânsız olduğunu bildiğimiz Allah’a karşı asla isyan etmemektir. Bu sebeple âyet-i kerîmede:

“Kime hikmet verilmişse, ona gerçekten pek çok hayır verilmiştir” (Bakara 2/269) buyrulur.

İmâm Mâlik anlatıyor:

“Bana ulaştığına göre, Lokmân Hakîm’e:

“–Sende gördüğümüz bu (meziyetin mahiyeti) nedir?” diye sormuşlardı. (Bununla onun fazîletlerini kastetmişlerdi.) Şu cevabı verdi:

“−Doğru sözlülük, emâneti yerine getirmek, beni ilgilendirmeyen şeyi terk etmek ve ahde vefâ göstermek.” (Muvattâ, Kelâm, 17)

Allah Teâlâ, Lokmân (as)’ı numûne göstererek, bir babanın evlâdına nasıl örnek olması ve onları nasıl bir İslâmî terbiye ile yetiştirmesi lâzım geldiğini beyân eder.

Hafs bin Ömer'in rivayetine göre, Hz. Lokman yanına bir torba hardal tanesi koyarak oğluna öğüt vermeye başlar. Her öğüt verdikçe torbadan bir hardal çıkarır. Sonunda torbadaki hardal tükenir ve oğluna da şöyle der:

"Ey oğul, sana o kadar öğüt verdim ki, şayet bu öğütler bir dağa verilseydi, dağ yarılırdı."

Lokmân Hekim’in dağ yarılırdı dediği hikmetli sözleri ve oğluna verdiği nasihatleri Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle bildirilmektedir:

“Lokmân, oğluna nasihat ederek: “Yavrucuğum! Allâh’a ortak koşma! Doğrusu şirk, büyük bir zulümdür (karanlıktır). Dedi. (Lokmân/13)

Lokmân Hekim, nasihatine şöyle devâm etti:

“–Yavrucuğum! Yaptığın iş (iyilik veya kötülük), bir hardal tanesi ağırlığında bile olsa ve bu, bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerin derinliklerinde bulunsa, yine de Allah onu (senin karşına) getirir. Doğrusu Allah, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır.” (Lokmân/16)

“–Yavrucuğum! Namazını dosdoğru kıl! İyiliği emret, kötülükten vazgeçirmeye çalış! Başına gelenlere sabret! Doğrusu bunlar, azmedilmesi îcâb eden, (büyük bir azim ve kararlılık gerektiren) işlerdir.” (Lokmân/17)

“-Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Zîrâ Allâh, kendini beğenmiş, övünüp duran kimseleri aslâ sevmez!” (Lokmân/18)

“-Yürüyüşünde mûtedil ol! (Ne çok hızlı, ne de yavaş yürü! Sükûnet ve vakarını muhâfaza et!) Sesini alçalt! (Bağırıp çağırarak konuşma!) Unutma ki seslerin en çirkini merkep sesidir.” (Lokmân/19)

Kuran’ın bildirdiklerinin dışında hadis-i şeriflerde geçen Lokmân Hakim’in nasihatleri ise şöyledir;

Ebû Ümâme (ra)’ın rivâyetine göre Rasûlullâh (sav) şöyle buyurmuştur:

“Lokmân oğluna dedi ki:

“Âlimlerin meclislerinde bulun! Hekimlerin sözlerini dinle! Çünkü Allâh, yağdırdığı bol yağmurla ölü toprağı dirilttiği gibi ölü kalbi de hikmet nûruyla diriltir.” (Heysemî, Mecmau’z-Zevâid, I, 125)

Rasûl-i Ekrem (sav) Lokmân Hekim’den haber vererek şöyle buyurdu:

Lokmân, oğluna: -Allâh Teâlâ, kendisine emânet edilen şeyi korur! Ben de seni, malını, dînini ve amelinin sonunu, Allâh Teâlâ’ya emânet ediyorum! dedi.” (İbn-i Hanbel, II, 87)

Lokmân Hakim’in mûteber kitaplarda nakledilen nasihatlerinden bazıları ise şöyledir:

“Ey oğlum! Takvâyı kendin için âhiret sermâyesi edin! Çünkü takvâ, mal ve mülk ile olmayan bir ticârettir!”

“Ey oğlum! Cenâzede hazır bulun! Çünkü cenâze, sana âhireti hatırlatır. Düğün merasimlerinden de uzak durmaya çalış. Düğün senin dünyâya karşı meylini artırır.”

“Ey oğlum! Yalan söyleyen kimsenin nûru gider. Kötü huylu olan kimsenin gam ve kederi çoğalır.”

“Ey oğlum! Anlayışsız kimseye bir meseleyi anlatmak, ağır bir kayayı yerinden oynatmaktan daha zordur.”

“Ey oğlum! Câhili bir yere elçi olarak gönderme! Eğer akıllı ve hikmet sâhibi birini bulamazsan, kendin git!”

“Ey oğlum! Dünyâ derin bir deniz gibidir. Çoğu insan orada boğulmuştur. Takvâ gemin, îman yükün, tevekkül hâlin, sâlih amel azığın olsun! Kurtulursan Allâh Teâlâ’nın rahmetiyle, boğulursan günâhın sebebiyledir.”

“Ey oğlum! Horoz senden daha akıllı olmasın!  Çünkü sen uykunun derinliklerinde iken, o dünyayı sese vererek insanları uykudan uyandırmaya çalışır. O her sabah, zikir ve tesbîh ediyor, sen ise uyuyorsun!”

“Mide dolarsa, tefekkür uykuya dalar. Âzâlar da ibâdetten geri kalır!”

“Ey oğlum! Öyle arkadaş seç ki, ayrıldığınız zaman, ne sen onları, ne de onlar seni dillerine dolasınlar!”

“Dostlarını koru! Yakınlarını ziyâret et!”

“Ey oğlum! Üç şey, üç şeyle bilinir: Hilim gazap ânında, şecâat harb meydanında, kardeşlik ise ihtiyaç ânında.”

“Günahlar dışında, arkadaşlarına muvâfakat eyle!”

“Ey oğlum! İnsanlar her gün ibâdet ve tâati ihmâl ettikleri hâlde nasıl olur da va’dolundukları azaptan korkmazlar!”

“Ey oğlum! Dünyâdan yetecek kadar al, ona kapılma, aksi hâlde bu, âhiretine zarar verir. Dünyâdan tamâmen de el-etek çekme, yoksa insanlara yük olursun. Oruç tut, bu, şehvetini kırar. Ancak seni namazdan alıkoyacak kadar da çok oruç tutma! Çünkü Allâh katında namaz, oruçtan daha büyüktür...”

“Ey oğlum! Katılacağın meclisleri kendin ara bul. Allah'ın anıldığı meclisleri bulunca hemen oturuver. Çünkü âlim isen ilmin artar, cahil isen yeni bir şeyi öğrenmiş olursun. Oraya inen rahmetten sen de payını alırsın. Allah'ın anılmadığı meclislere hiç katılma. Çünkü âlim de olsan, cahil de olsan zarar görürsün. Ayrıca oraya inecek olan İlâhî gazaptan sen de nasibini alırsın.”

“Ey oğlum! İyiliği, ondan anlayana yap. Nitekim koç ile kurt arasında dostluk olmadığı gibi, iyi ile kötü arasında da dostluk olmaz. Çekişmeyi seven, hakârete uğrar; kötülük olan yerlere giden, töhmet altında kalır; kötülüğe yaklaşan, kendini kurtaramaz ve dilini tutmayan pişmân olur.”

“İyilerin hizmetinde bulun; fakat kötülerle dostluk kurma!”

“Ey oğlum! Nice ağır yükler taşıdım. Fakat kötü komşu kadar ağır bir yüke rastlamadım. Nice acılar tattım, fakat fakirlikten daha şiddetli bir acı tatmadım.”

“Ey oğlum! Emîn bir kimse ol ki, zengin olasın. Kalbin günah lekeleriyle dolu olduğu hâlde insanlara, Allâh’tan korkuyormuş gibi görünme.”

“Kendini unutup da insanlara iyiliği emretme! Yoksa senin durumun, insanlara ışık verdiği hâlde kendisi yanarak tükenen muma benzer!”

“Ey oğlum! Küçükken edepli olursan, büyüdüğünde faydasını görürsün!”

“Küçük işleri umursamazlık etme! Çünkü küçük, yarın büyüğe dönüşür.”

“Ey oğlum! Gönlünü kederlerle ve üzüntülerle meşgul etme. Aç gözlülükten sakın. Takdîre rızâ göster. Allâh tarafından sana verilene kanâat et ki, hayâtın güzelleşsin, gönlün sürûrla dolsun ve hayattan zevk alasın.”

“Ey oğlum! Dünyâ hayâtı kısadır. Senin oradaki ömrün ise daha da kısadır. Bu kısa ömrün de az bir kısmı kalmıştır.”

Ey oğlum! Dilini 'Allah'ım, beni affet' demeye alıştır. Çünkü öyle anlar vardır ki, o saatlerde Allah duaları reddetmez, istediğini ihsan eder.

Ey oğlum! İçini dışından daha çok süsle. İçin Hakkın, dışın halkın baktığı yerdir. Her yerde ve her zaman Allah'ı yanında hazır nazır olarak bil. Allah nazarında seni utandıracak işi bırak.

Bu birbirinden güzel ve her biri bir sohbet konusu olacak nasihatleri baba-oğul ilişkisi açısından yorumladığımızda, karşımıza ideal bir ebeveyn modeli ile ideal bir evlat yetiştirme sürecinin iç içe geçtiği derin bir tablo çıkar.

Bazı İslam âlimlerinin rivayetlerine göre, Lokman'ın oğluna bu nasihatleri vermesinin bir sebebi de, oğlunun annesinin vefatından sonra üzüntüye kapılıp Lokman(as)'a "Ey babacığım, annemin bana olan şefkati nerede?" diye sormasıdır. Lokman'ın cevabı ise şu ayetle gelir: "Biz insana, ana babasına iyi davranmasını emrettik. Annesi onu zahmetle taşıdı ve zahmetle doğurdu..." (Lokman/14)

Bu açıdan bakıldığında, nasihatler sadece bir babanın öğütleri değil, aynı zamanda vefat eden bir eşin hatırasını yaşatma ve çocuğun o eksikliğini giderme çabasıdır. Baba, hem annenin yokluğunda ona olan minneti hatırlatır, hem de onun şefkatini aratmayacak bir rehberlik sunar.

Lokman Hekim'in nasihatleri, kuru bir emir ve yasak listesi değildir. Hitap şekli olan "Yavrucuğum" (Yâ buneyye) ifadesi, ilişkinin temelinde sarsılmaz bir sevgi ve merhamet olduğunu gösterir.

Gerçek eğitim, korku ve baskıyla değil, sevgi dilini kullanarak verilen öğütlerle mümkündür. Baba, otoritesini sevgiden alır. Çocuğuna "yavrucuğum" diye seslenen bir baba, ona verdiği değeri gösterir ve öğütlerinin gönülden kabulünü kolaylaştırır.

Lokman (as)’ın nasihatleri, çocuğun sadece dini veya ahlaki yönünü değil, bir insan olarak tüm varlığını kuşatır. Bu, baba olarak evladının gelecekteki karakterini inşa etme çabasıdır.

Lokman(as)'a verilen "hikmet", sadece bilgi değil, aynı zamanda doğru zamanda, doğru sözü, doğru şekilde söyleme becerisidir. Oğluna verdiği öğütler sıralı ve konu bütünlüğü içindedir.

 İyi bir baba, evladına her şeyi bir anda söylemez. Önem sırasına göre, anlayabileceği bir dille ve hayatın içinden örneklerle (örneğin "hardal tanesi kadar" bir iyilik/kötülüğün bile hesabının olacağını söyleyerek) anlatır. Sabır, şükür, tevazu gibi kavramlar soyut olmaktan çıkar, somut davranış kalıplarına dönüşür.

Baba, evladına sadece ahireti değil, dünyayı da unutturmaz; ama dünyaya da aşırı bağlanmamasını öğütler. Yürüyüşündeki ölçülülük, sesindeki alçakgönüllülük, dünya hayatında nasıl bir duruş sergilemesi gerektiğini gösterir.

Bu, babanın evladına verdiği en büyük rehberliktir: "Dünyada yaşayacaksın, onun nimetlerinden faydalanacaksın ama onun seni esir almasına izin vermeyeceksin.”

Lokman (as), oğluna iyilik veya kötülük yaparken sadece Allah'ı değil, kendi vicdanını da hesaba katması gerektiğini öğretir. Evladına "Ne yaparsan yap, sonunda bir gün bununla yüzleşeceksin" mesajı verir. Bu, çocuğa karşı değil, çocuğun kendisi ve Rabbi arasındaki bağa saygı duyan, onu sorumluluk sahibi bir birey olarak yetiştirmeyi hedefleyen bir ebeveyn duruşudur.

Lokman Hekim'in oğluna nasihatleri, baba-oğul ilişkisinin öğretmen-öğrenci, rehber-yolcu, seven-sevilen boyutlarını harmanlayan evrensel bir tablodur. Burada baba, evladını hayata hazırlayan, ona yalnızca kuralları değil, bu kuralların ardındaki hikmeti de gösteren bilge bir dosttur. Oğul ise, sevgiyle yoğrulmuş bu rehberlik sayesinde hem dünyada hem de ahirette dengeli, ahlaklı ve huzurlu bir birey olma yolunda ilerleyen kişidir.

Nasihat; Allah-ü Teâlâ’nın bir kimseye verdiği nimetin onda kalarak, dinine ve dünyasına faydalı olmasını istemek demektir. Müminler imkân nispetinde emr-i maruf ve nehy-i münker yapmalı, yani iyiliği yaymaya, kötülükten sakındırmaya çalışmalıdır! Çünkü nasihatten uzak kalan kalpler kararır.

“Dinin temeli nasihattir. Hadisinin muktezasınca, bugün de evlatlarımızın duymaya muhtaç olduğu nasihatleri derlemeye çalıştık.

MUHATAPLARINA DUYURULUR!

 

 

Günün Ayeti

“Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun.”

📚 Tahrîm Sûresi, 66/6

Günün Hadisi

Hz. Peygamber ﷺ şöyle buyurmuştur:

“Hiçbir baba çocuğuna güzel edepten daha değerli bir miras bırakmamıştır.”

📚 Tirmizi Birr 33

Günün Sözü

Abdülkadir Geylânî Hazretleri

“Evladını Allah’ın yoluna alıştır. Çünkü kalp küçük yaşta neye alışırsa büyüyünce de onu arar.”

📚 Fütûhu’l-Gayb

Mesneviden

“Çocuğa verilen terbiye, toprağa atılan tohum gibidir.
Toprakta nasıl filizlenirse, insanın gönlünde de öyle büyür.”

📚 Mesnevî, V. Defter

Günün Duası

Hz. Peygamber ﷺ çocuklar için şöyle dua ederdi:

“Allah’ım! Onu bereketli kıl ve salih kullarından eyle.”

📚 Sahih Buhari  Akîka 1

Günün Videosu
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK kapsamında toplanıp işlenir. Detaylı bilgi almak için Veri Politikamızı / Aydınlatma Metnimizi inceleyebilirsiniz. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.