İMSAKİYE KONYA
Miladi | Hicri
İMSAK
--
GÜNEŞ
--
ÖĞLE
--
İKİNDİ
--
AKŞAM
--
YATSI
--
İFTARA KALAN
--:--:--
AH YALAN DÜNYA
Tarih:19.02.2026

Hikâye edilir ki;

Bir genç, bir kıza âşık olmuş. Artık bu aşk ile baş edemeyecek hale gelince de babasına gidip;

“Babacığım ben bir kıza âşık oldum, Allah’ın emri ile bana istesek olur mu!” demiş. Her baba gibi sevinçle oğlunun istediğini kabul etmiş babası. Başına geleceklerden habersiz zavallı…

Varmışlar kızı istemeye fakat baba kızı görünce ne olsa beğenirsiniz, kendisi kıza âşık olmasın mı? Oğluna dönüp;

“Olmaz” demiş “bu kız sana göre değil, bana daha uygun bir kızdır. Ben bu kızı kendime isteyeceğim”

Bunun üzerine baba ile oğlu arasında tartışma çıkmış “köyde bulunan bir bilgeye gidelim ona soralım” demişler.

Bilgenin yanına varınca oğlan demiş ki “ben bir kız sevdim babamla istemeye gittik ama bu babam olacak utanmaz adam kızı kendine istiyor “

Bilge:

“Kızı getirin, kız kendisi karar versin, hanginizi seçerse onunla evlensin” demiş.

Kız gelince bu sefer de bilge gözlerini alamamış kızdan. “Bu ne güzellik böyle vallahi bu kızı ikinize de yar etmem” demiş

Üçü arasında öyle bir kavga başlamış ki akıl sır ermez.

Oğul “benimdir bu kız” baba “benimdir” demiş, bilge “sizin haddiniz mi en çok bana yakışır o kız” deyip duruyormuş. Tartışmaktan yorulunca akılları azcık başlarına gelmiş olsa gerek demişler ki

“Vezire gidelim, o karar versin.”

Vezire gitmişler, kızı çağırmışlar vezir kızı görünce oda katılmış âşıklar kervanına ve yine aynı tartışmalar yine kavga dövüş…

Bu sefer de dört gözü kara âşık belde sultanının yanına gitmişler.

Sultan kızı görünce;

“Hadsizler sizi demiş bu kız sizi neylesin, ancak benim gibi bir sultana layıktır.”

Bunun üzerine kız ilk defa konuşmuş;

“Niye kavga edip duruyorsunuz ben güzel bir yol biliyorum, ben koşacağım, siz de arkamdan koşacaksınız, hanginiz beni yakalarsa ben de onunla evleneceğim.”

Pek akıllıca bulmuşlar kararı. Kız başlamış koşmaya bizim âşıklarda düşmüş ardına…

Kız koşmuş, âşıklar koşmuş, kız hızlandıkça onlarda hızlarını arttırmışlar ama yakalamak ne mümkün.

Ne kız pes etmiş ne ardından koşanlar. Yorgun bitap düşmüşler ama ne mümkün koşmaktan da vazgeçen yokmuş.  Nasıl bir aşka düşmüşlerse artık ...

Bizim âşıklar kızın ardı sıra koşa dursun kız bir ara arkasını dönmüş kimse yok nerde bu ardıma düşenler diye koştuğu yönün tersine doğru gitmeye başlamış bakmış ki bizim akılsız aşıkların hepsi halsiz bitap bir halde bir çukura düşmüş.

Kız başlarına dikilip alaycı bir eda ile şöyle seslenmiş hepsine:

“Ben kimim biliyor musunuz? Benim adım Dünya… Hepiniz peşimden koşarsınız, bana ulaşmak için hak-hukuk çiğnersiniz, hilelere başvurursunuz, kavga eder, vicdanlarınızı bir kenara atarsınız, ailenizi dahi çiğner geçersiniz, zulmetmekten hiç çekinmezsiniz, aldanırsınız, aldatırsınız ama ben hiçbirinize yar olmam, dilediğiniz kadar koşun bana ulaşamazsınız. Ve en sonunda bir çukurun içine, yani kabre düşersiniz.”

İmam Gazali’nin (ra) naklettiği şu temsili kıssayı da paylaşmadan geçmek istemedik;

Hz. İsa (as), manevi bir keşif haliyle dünyayı bir kadın suretinde görür. Bu kadın, dışarıdan bakıldığında göz kamaştırıcı takılar kuşanmış, ipekler giymiş, süslü ve çok güzel bir gelin gibidir. Ancak yakından bakıldığında bu ihtişamın altında ürpertici bir gerçek yatar.

Hz. İsa ile dünya arasında şu diyalog geçer:

Hz. İsa: "Kaç tane kocan oldu?"

Dünya: "Sayısını ben bile hatırlamıyorum, o kadar çok ki..."

Hz. İsa: "Peki, ölen kocalarının ardından mı dul kaldın, yoksa onlar mı seni boşadı?"

Dünya: "Hayır, ne öldüler ne de boşadılar. Hepsini ben kendi ellerimle öldürdüm!"

Hz. İsa: "O halde seninle evlenmek isteyen yeni damatların haline şaşmak gerek. Önceki kocalarına ne yaptığını gördükleri halde, nasıl olur da hâlâ senin peşinden koşarlar ve senden sakınmazlar?"

Kâfirlerin dünya peşinde koşmaları bu hayatın kendilerine süslü gösterilmesindendir (Bakara /212). Gerçi Allah’ın kulları için yarattığı zînetleri kimse yasaklayamaz (A‘râf /32); ancak onlardan faydalanırken dünya-âhiret dengesini bozmamaya dikkat etmek gerekir. Hz. Peygamber bu dengeyi bozma eğilimini gösteren eşlerini uyararak ya dünya hayatının süsünü ya da Allah’ı, Resûlünü ve âhiret yurdunu tercih etmelerini istemiştir (Ahzâb /28-29). Âhirete öncelik veren bu dengenin dünya lehinde bozulması yönündeki davranışlar tasvip edilmemiştir. 

Hz. Peygamber, Allah katında dünyanın cılız bir ölü oğlak kadar bile değeri olmadığını ifade etme ihtiyacını duymuş, dünyaya düşkün ve maddeye tutkun olmamaları için çevresindekileri uyarmıştır.

Abdullah İbni Mes’ûd (ra) rivayet edildiğine göre;

Resûlullah (sav) bir hasır üzerinde yatıp uyumuştu. Uykudan uyandığında, hasır vücudunun yan tarafında iz bırakmıştı. Biz:

–Yâ Resûlallah! Sizin için bir döşek edinsek, dedik. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem:

 “Benim dünya ile ilgim ne kadar ki? Ben bu dünyada bir ağacın altında gölgelenen, sonra da oradan kalkıp giden binitli bir yolcu gibiyim”  (Tirmizî, Zühd 44 )

Resûlullah (sas), vefatından sonra ashâbının şirke düşmesinden çok, refah ve zenginliğe erişen İslâm topraklarında, dünyalık için birbirleri ile çekişmelerinden endişe etmiştir. Ukbe b. Âmir’in, "Allah Resûlü’nü (sav) minber üzerinde son görüşüm" dediği bir gün, Peygamber (sav), Uhud şehitlerine cenaze namazı gibi namaz kılmış, sonra minbere çıkıp veda edercesine verdiği hutbesinde bu endişesini dile getirmişti:

"Ben havuzumun başına sizden önce varacağım. Onun genişliği Eyle ile Cuhfe arası gibidir. Ben sizin, benden sonra Allah’a (cc) şirk koşacağınızdan korkmuyorum. Lâkin ben sizin, dünya hakkında yarışa girişeceğinizden ve birbirinizle çarpışıp sizden öncekilerin helâk olduğu gibi helâk olacağınızdan korkuyorum."

 

 

Günün Ayeti
“Bilin ki dünya hayatı ancak bir oyun, eğlence, süs, aranızda övünme ve mal-evlat çoğaltma yarışından ibarettir…” Hadîd Sûresi 57/20
Günün Hadisi
“Ben sizin şirke düşmenizden korkmuyorum; fakat dünya için yarışmanızdan ve bunun sizi helâk etmesinden korkuyorum.” Sahih-i Buhârî, Rikak 7
Günün Sözü
Abdülkâdir Geylânî (k.s.) “Dünya kalbine girerse seni Allah’tan uzaklaştırır; elinde olursa seni O’na yaklaştırır.” 📚 Kaynak: Fütûhu'l-Gayb
Mesneviden
“Dünya bir dağa benzer; sen ona ne söylersen o da sana yankısını verir. Ona gönül verirsen seni aldatır.” 📚 Mesnevi, I. Cilt
Günün Duası
Rabbenâ âtina fid'dunyâ haseneten ve fil'âhirati haseneten ve kınâ azâbennâr. Allah'ım! Bize dünyada iyilik ve güzellik, ahirette de iyilik, güzellik ver. Bizi ateş azabından koru. ..Rabbenâ âtinâ min ledunke rahmeten ve heyyi' lenâ min emrinâ raşedâ." “...Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumda bize kurtuluş ve doğruluğa ulaşmayı kolaylaştır.”
Günün Videosu
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK kapsamında toplanıp işlenir. Detaylı bilgi almak için Veri Politikamızı / Aydınlatma Metnimizi inceleyebilirsiniz. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.